ABD, Fırat’ın Doğusundan Sonra İkinci Cepheyi Dedeağaç’tan Açıyor!

Amerika, şu anda "Soğuk Savaş" dönemi şartlarından daha fazla bir tehdit altında hissediyor kendisini… Örneğin: Çin-Rusya-İran, ABD/İsrail bloğunu topyekûn hedef aldığında, ABD’nin devreye sokacağı en büyük kozu/kozları topraklarımız üzerindeki; bir kısmı silah/mühimmat deposu, bir kısmı lojistik amaçlı, diğer kısmı ise istihbarat-haberleşme-izleme amaçlı olan üsleriydi…

Amerika Türkiye’yi de hedef/hasım ülke kapsamına aldığından beri, Kıbrıs Harekâtı sonrası ABD/NATO ambargosuna karşı (1975-1978 arası) devreye soktuğumuz strateji gereğince üslere el koymamızdan kaynaklanan krizin günümüzde de yeniden yaşanmaması adına, ülkemizdeki konuşlu üslerle aynı fonksiyonu icrâ eden üslerin ikizlerini ve yenilerini, çevre coğrafyamızda bilhassa bekâ faktörlerimizi tehdit eden ülkelerin topraklarında oluşturmaya başladı!

ABD bu istikamette Güneydoğumuzda Fırat’ın doğusundan sonra, Dedeağaç ve Romanya hamlelerinden sonra Batı sınırımıza da çökerek; tabiri caizese bize hem sınır komşusu oldu, hem de Güneyimizden sonra Batı’dan da bize ikinci cepheyi açtı!

İşte… Suriye’de ve Doğu Akdeniz havzasında Türkiye’ye karşı sergilediği hasmâne tutumun dozunu arttıran ABD, bir yandan kendisini yakından ilgilendiren Fırat’ın doğusu temelli “zaman”  ve direnç” kazanma stratejine dayalı "güvenli bölge" müzakere sürecini sürdürürken, diğer yandan da küresel güçlerin yeni cephe ülkesi, ucuz asker deposu ve sıçrama tahtası olan Yunanistan üzerinden yeni bir askeri-politik stratejisini devreye soktu.

Bildiğiniz üzere ABD eskisi gibi Boğazlardan Karadeniz’e “kolayca” giremiyor, girse de uluslararası sularda kısa zaman sınırı şartıyla giriyordu… ABD buna karşı önce, Romanya'nın güneyinde bulunan Devesel kentindeki füze savunma üssünü ABD Deniz Kuvvetlerinin kullanımına geçirdi. Hatta burada Boğazlardan geçmek zorunda kalmadan direkt Karadeniz’e indirebileceği gemiler üretecek bir askeri tersane kurdu…  

ABD şimdi de, Ege’ye kıyısı olan Ege’den Karadeniz’e geçiş yolu üzerinde stratejik bir noktada olan Dedeağaç limanının özelleştirilmesi projesini devreye soktu akabinde bu üs arazisini ve çevresini satın aldı!

Geçtiğimiz hafta ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi Geoffrey Pyatt bu haberi 16 Eylül 2019 tarihinde doğruladı… Bu arada ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi Geoffrey Pyatt ilginç ve mühim biri… İstihbarat kökenli bir diplomat olan Pyatt, 2013 ila 2016 yılları arasında ABD’nin Ukrayna büyükelçisiydi.

Victoria Nuland ile birlikte EuroMaidan hükümet darbesini örgütleyen kişiydi. Barack Obama tarafından 2016 yılında Yunanistan büyükelçisi olarak atandı, Ortodoks Kilisesi içerisinde bir ayrılık örgütledi. Şu an ise Avrupa Birliği’ne Rus doğalgazının ulaştırılmasını başarısızlığa uğratmakla ve Karadeniz odaklı askeri stratejileri yönetmekle görevli.

Yunanistan’ın Kuzeydoğusunda, Türk topraklarında Akdeniz’i Karadeniz’e bağlayan Çanakkale Boğazı kıyısında Ege Denizinde yer alan Dedeağaç (Alexandroupolis) Limanı, başta Rusya için olmak üzere, çok temel bir deniz geçiş yolu üzerindedir. Bu limanın jeostratejik önemi büyüktür. ( Unutmadan ifade edelim; Dedeağaç Misak-ı Milli sınırlarımız içindedir! ) 

Hatırlarsınız… Dedeağaç Limanı; stratejik konumu ve altyapısı sayesinde, yakın zaman önce gerçekleştirilen ABD’nin 2 bin asker, bir savaş gemisi ve yüzlerce konteynır lojistik malzemeyle gerçekleştirdiği, Türkiye’nin hava sahasını kullandırmadığı için Girit’teki havalimanından İsrail ile birlikte askeri uçuşları gerçekleştirdiği Saber Guardian 2019 Tatbikatı’nda sıkça gündeme gelmişti…

ABD, Yunanistan’ın özelleştirmeye açması sebebiyle “satın alacağını” ilan ettiği Dedeağaç Limanı’nı, Rus gemilerinin Akdeniz’e çıkışını engelleyebilecek, bölgedeki en önemli askeri üslerinden biri haline getirmeyi hedeflemektedir.

ABD; enerjinin jeopolitiğinin önem kazandığı bir dönemde, Türkiye’yi devre dışı bırakarak, en önemlisi Boğazlar avantajımızı kadük bırakmayı amaçlayarak, yerine Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesini Orta ve Doğu Avrupa için “yeni bir enerji kavşağı” haline getirmek istemektedir.

Sınırdaşımız Batı Trakya, Rusya’dan gelen ve tamamlanma aşamasında olan Turk Stream doğalgaz boru hattının Karadeniz’i aştıktan sonraki varış noktasıdır. Buradan bir başka doğalgaz boru hattıyla Bulgaristan, Sırbistan ve diğer Avrupa ülkelerine ulaşması planlanmaktadır. Bu proje, Avrupa Komisyonunun belirleyici katkısıyla 2014 yılında, Rusya gazını İtalya’ya ve oradan da diğer AB ülkelerine ulaştırması beklenen South Stream doğalgaz boru hattına yönelik ABD’nin başarılı manevrasına karşı Rusya’nın verdiği yanıttır.

Hülasa,

Anlayacağınız, ABD ve müttefiklerinin Dedeağaç’taki üs atağıyla hedefi sadece Turk Stream’ı engellemek ve Rusya’ya karşı yeni mevziler tahkim etmek değil yani…

Diğer yandan, 
ABD ile Yunanistan arasında dün (5 Ekim) imzalanan tehdit ve tehlike algılama kapsamında içeriği hayli dolu olan yeni savunma anlaşması da cabası…

 

 

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.