Resmin Bütününü Görebilmek!

Malumunuz, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper “Darbe girişimi Türkiye’deki ulusal güvenlik aygıtının tamamını etkiledi. Birçok bürokrat tasfiye edildi ya da tutuklandı… Yaşanan bu son durum şüphesiz ki Işid’e karşı mücadelede Türklerle işbirliğimizi etkileyecek.” Dedi… ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joseph Votel'da bu istikamette beyanlarda bulundu.

Aslında ‘darbenin arkasında biz vardık’ demenin farklı bir şekli olan bu beyanlar Türkiye tarafından politik bir koz olarak ABD’ye karşı rahatlıkla kullanabilir… Lakin bu beyanlardan “Bizim Türkiye’deki ‘tüm’ kontaklarımız da fetöcüydü; onlarda tasfiye edildi” anlamını çıkarmak hem basitlik hem de ABD’nin istediği bir davranış biçimi olur.

Çünkü ABD ve NATO’nun II. Dünya Savaşı’ndan beri Türkiye üzerindeki etkileri, sadece FETÖ gibi ‘Truva Atları’yla ve bunların üzerinden yürüttükleri operatif hamlelerle sınırlı değildir!

ABD’nin Türkiye üzerinde en etkili iki gücü var;

İlki… Ülkemizdeki NATO konseptine bağlı askeri üsler… ABD veya NATO üssü denildiğinde herkesin aklına İncirlik geliyor lakin Türkiye’de ülkenin en batısından en doğusuna, en kuzeyinden en güneyine kadar NATO’ya açık bilinen 28 üs bulunmaktadır. Fakat gizlilik gereği açıklanmayan üs sayısı bu rakama dâhil değildir. ABD hizmetine açık uluslararası sermayenin askeri gücü olan bu NATO üsleri; çevre coğrafyamızın şekillendirilmesinde askerî, istihbarî ve lojistik güç olarak fonksiyon icra etmesinin yanında, dâhili ve harici siyasetlere de direkt ve endirekt müdahalelerde bulunmaktadır. Türkiye’de, klasiğiyle veya post-moderniyle gerçekleşmiş tüm darbelerle de direkt ilintilidirler.

İkincisi… ABD’nin Türkiye ekonomisini hedef alacak klasik darbelerden daha beter yıpratıcı etkiler yapabilecek dominant pozisyonudur. Tıpkı Rusya ve İran’a uyguladığı gibi, gerek yabancı yatırımcıları ve Türkiye’ye gelecek olan sıcak para akımını durduracak girişimleri çok ciddi bir tehlikedir. Çünkü Türkiye, Rusya ve İran gibi petrol ve enerji üretip sistem içi-sistem dışı satabilecek değeri ve malı yok. Bu anlamda ciddi bir kırılgan yapısı var. Üretmeyen, sürekli borçlanarak ve sıcak para pompalanarak ı ‘canlı’ tutulan bir ekonomimiz var.

Şimdi…

Siyasi iktidarın Türkiye’de konuşlu 30’a yakın ‘aktif’’ üsse fetö/pdy’na benzer şekilde müdahalelerde bulunabilmesi mümkün değildir. “NATO’cu darbeciler” ile “FETÖ’cü darbeciler” 15 Temmuz’da birlikte hareket ettikleri halde; FETÖ’cü darbeciler tasfiye edilirken, NATO’cuların ‘dere geçerken at değiştirilmez’ denilerek yerlerinde tutulması, bu tezimin en güçlü alametidir.

Eğer ikinci darbe dalgası ekonomik olacaksa bu darbeye 15 Temmuz gecesi gösterilen refleksin benzeri nasıl gösterilecek? Tamam, Türk halkı, 15-22 Temmuz haftasında 8,8 milyar dolarlık döviz satarak Türk lirasına büyük destek vermesi asil ve milli bir duruştu, lakin bununla sınırlı refleksle sadece günü kurtarabilirsiniz… Tek çare üretim ekonomisi ama şu anda bu uzun vadede yapılacak bir şey… Keşke Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri ilk yıllarından itibaren inşaata dayalı büyüme modelinin cazibesine kapılıp imalat/üretim eksenli büyümeyi ikinci plana atmasaydı…

Hülasa,

Ülkenin sulh ve selâmeti ve dahî siyasi iktidarın bekâsı ile alakalı kaygıları giderecek hamleler ve alınacak tedbirler; sadece FETÖ/PDY ‘kuklasıyla’ sınırlı kalır, bu kuklaların iplerini ellerinde tutan küresel ‘kuklacılara’ karşı da uzanmazsa, bizi oldukça sıkıntılı günler bekliyor.

Bundan sonra uluslararası arenada siyasi iktidara biçilen rol ne olacak? Siyasi iktidar kendine biçilen yeni rolü/rolleri hegemonik güçlerin taleplerinden bağımsız bir şekilde, ne kadarıyla ve nasıl sergileyecek? İşte bu mühim soruların cevapları, siyasi iktidarın bu küresel kuklacılara karşı geliştireceği politik duruş ve diplomatik kontra atak sonrası netleşecek…

Gerçi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’ye ‘posta koyan’ duruşunun yanında; daha önce ‘PYD yüzünden ABD ile küsecek değiliz’ diyen, önceki gün ise “Türkiye’de Amerikan karşıtlığında artış var, bu artıştan memnun değiliz” Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun çıkışları, bu soruların cevapları hakkında bize az buçuk fikir veriyor olsa da, biz yine de bekleyip görelim!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.