İsrail’le Aramızda Ne Değişecek?

Ortadoğu bataklığından kurtulmak istiyorsan İsrail’in uzattığı eli geri çevirmeyeceksin’ tezi istikametinde, bilhassa bu ülke insanının geneline yakınının ortak uzlaşma konulardan birisi olan Filistin konusunda hayal kırıklığı oluşturan, ‘kritik’ ve ‘kuşkulu’ bir antlaşmaya imza atıldı.

Tüm insanî ve vicdanî tartışma alanlarını bir tarafa bırakarak soruyorum: Bu antlaşma bekâ faktörlerimizi ve milli güvenliğimizi çok yakından ilgilendiren bölgesel problem alanlarına nasıl yansıyacak?

Mesela Irak’ı ele alalım… Barzani pek yakında bağımsız Kürt devletini ilan edeceklerini söyleyip duruyor… Hatırlarsınız, Barzani’ye ilk destek bizzat Başbakan Netanyahu düzeyinde İsrail’den gelmiş ve ‘biz bu devleti tanırız’ demişti…

Keza benzer şekilde, bizim çıkarlarımıza aykırı İsrail müdahaleleri Suriye’nin kuzeyinde de devam ediyor… İsrailli yöneticiler, bizim terör örgütü olduğunu ilan ettiğimiz PYD’nin düzenli ordu formatına geçmesinin gerektiği ve her şekilde desteklenmesi yönünde açıklama yapıyorlar…

Bitmedi… Aynı İsrail, yine bizim terör örgütü olduğunu ilan ettiğimiz IŞİD’i fazla önemsemediklerini, hatta IŞİD’in tamamen yok edilmesinin Suriye yönetiminin devam etmesi sonucunu doğuracağını, bu yüzden IŞİD’in tamamen bertaraf edilmesinin karşısında olduğunu Savunma Bakanlığı düzeyinde açıkladı…

Soru şu: Türkiye yeniden diplomatik ilişkiler başlattığı İsrail’e “Sizin bu demeçleriniz ve hamleleriniz bekâ faktörlerimizi ve milli güvenliğimizi tehdit ediyor. Biz bunları kabul edemeyiz. Madem birbirimizle ilişki kuracağız o halde karşılıklı çıkarlarımıza saygı gösterelim. Aksi halde yeniden normalleşen ilişkileri bozmaktan çekinmeyiz” restini çekebilecek mi?

Sanmıyorum!

&

Tablo çok kötü:

7 Haziran seçimi sonrası oluşturulan seçim hükümeti kabinesi tarafından; başta İncirlik üssü olmak üzere, bu ülke topraklarında onlarca askeri-istihbarî ve lojistik üs, yangından mal kaçırırcasına, ABD ve NATO liderliğine açıldı.

Akdeniz’de, Karadeniz’de ve Ege’de egemenlik haklarımız ağır tehdit altında… Terör hâlâ ülkemizin birinci sorunu…

IŞİD’in PKK/YPG’yi bölgede meşrulaştırmaktan başka misyonu olmadığı gerçeği netleşmeye başladı…

ABD’de yürütülen Zarrab hakkındaki ulusal güvenlik soruşturması küresel bir şantaj aracına dönüşmüş durumda!

Şimdi soruyorum sizlere: İsrail bu tablonun neresinde? Cevap: Tam göbeğinde!

O halde İsrail’le yapılan bu antlaşmanın Türkiye’nin ömrünü uzatacağı iddiasında olanlar nasıl haklı olabiliyor? İstediğiniz gibi ölçün biçin, bu antlaşma siyasi iktidarın ömrünü uzatmaktan başka bir işe yaramıyor!

Bunun içindir ki; Ben bu görevde olduğum sürece bir daha İsrail’le işim olmaz’ noktasından ‘kardeşim Netanyahu’ya geçiş yapıldı… Bunun içindir ki, ‘Rus uçağı hava sahamızı bir daha ihlal etsin yine düşürürüz’ noktasından ‘kardeşim Putin’e geçiş yapıldı!

Halkına hava atan kısa vadeli ‘popülist politikalar’la ve kozmopolit kafalı siyasi ve bürokratik kapasiteyle bu kadar oluyor… Her hâlükârda her türlü dış müdahaleye açık hâle geliyor ve ülkece rüsva oluyoruz!

Bakıyorsunuz, 'yap-işlet-devret' projeli işler ve müteahhitlik sektörüne sırtına dayamış ekonomik vizyon ürünü işler dışında, başarı skorboardına bir şey yansımıyor! Zaten bundan başka kamuoyuna pazarlayacak ve Batı’yı kıskandıracak(!) bir şey de yok ortada…

&

Bunların hepsi bir tarafa çok ciddi bir tehlikeye dikkatinizi çekmek istiyorum:
Bölgesinde sürekli ‘hizaya getirilen’ ve ‘yılana sarılmak’ zorunda kalan siyasi iktidar, tüm bu hengâme içerisinde, ülkenin tüm sorunları çözülmüşte geriye bir tek sistem sorunumuz kalmış gibi ülkenin rejimini değiştirmeyi tasarlıyor!

Ne diyelim? Allah bu günlerimizi aratmasın!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.