‘Laiklik’ Sezonu Açıldı!

Adalet ve Kalkınma Partisi, iktidarının ilk yıllarından 2013 yılına kadar; iç politik manevra alanı ve kabiliyeti ne zaman daralsa, siyasi geleceği küresel güç odakları ve Batı başkentleri nezdinde ne zaman sınırlandırılmalara ve kadük bırakılma muamelelerine maruz kalsa, ‘laiklik’ konusunu ön plana çıkartarak laiklik lehinde beyanlar üretirdi.

Mesela… Tayyip Erdoğan’ın Temmuz 2005’te ABD’de yapılan en gizemli toplantılar arasında adı geçen San Valley Konferansı’nın basına açık bölümünde yaptığı ‘Demokrasi, İslam ve Siyasal Laiklik Ekseni Üzerinde Türkiye Modeli’ başlıklı konuşmada söyledikleri… Orada ‘Laiklik’ kavramının sadece bir devlet yönetim ilkesi olarak da ele alınmaması gerektiğin vurgulamış; bu modelin evrensel bir hedef olduğunu, tek bir Tanrı’nın eşit haklara sahip olarak yarattığı insanoğlunun, ancak bu çerçevede hak ettiği barış, huzur ve refaha kavuşacağını düşündüklerini ifade etmişti!

Bir diğer örnekte, yine Tayyip Erdoğan’ın Genişletilmiş ‘Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi’nin ürünü olan ‘Arap Baharı’ rüzgârının estirildiği ülkelere yaptığı ziyaretlerde verdiği demeçler… Eylül 2011’de özel bir Mısır televizyonuna verdiği bir röportajda Laiklik’in kesinlikle dinsizlik ve din düşmanlığı olmadığını, kişilerin laik olamayacağını, ülkelerin ve yönetimlerin laik olabileceğini söylemiş Mısır’a laik bir anayasa tavsiye etmişti. Laiklikle ilgili söylediklerine tepki gösterenlere de, laiklikle ilgili düşüncelerinde İslam'a aykırı bir taraf olmadığını belirterek, ‘eğer varsa siz de beni ikna edin’ demişti.

Yine AKP hükümetlerinin önde gelen isimlerinden Ali Babacan ise Amerika’da Türkiye Yatırım Haftası kapsamında yaptığı konuşmada, Türk hükümetinin daha mezhepsel yaklaşım sergilediği ve seküler çizgiden uzaklaştığı yönünde çıkarılan haberleri doğru bulmadığını belirtmiş, sağlıksız bir laiklik anlayışından daha Anglosakson bir laiklik anlayışına varmak istediklerini ifade etmişti...

Teşbihte hata olmaz, tıpkı ‘tehlike anında camı kırın ve kırmızı düğmeye basın’ şeklindeki yangın alarmı gibi, dış müdahaleye açık her krizde ‘ön plana’ çıkarılan mesaj ‘Laiklik’ oluyordu!

Gelinen aşamada işler değişti. Bunca sene her laik-anti laik kamplaşmada politik tercihlerini dini kaygıları istikametinde belirlemek zorunda bıraktıkları kitlelerden rey devşirmeyi beceren Siyasi İktidar, anayasa ve sistem değişikliğinin tartışıldığı şu günlerde ‘Laiklik’ ateşinin altına tekrar odun atmaya başladı! Ana muhalefet ve marjinal sol muhalefet de sazan gibi tartışmaya atlayınca, ortalık ısınmaya başladı.

İsmail Kahraman ve diğer AKP’li vekillerin onca ciddi gündemin arasında zirveye oturtmayı başardıkları laikliğe cephe alan beyanlar, mecburi bir repliğin parçası aslında! Çünkü Laiklik kavramı merkezli bir kutuplaşma alanı oluşturulup, ortaya çıkacak olan keskin ayrışmaların içerisinde barındırdığı ‘fırsatlara”’ göz dikiliyor! Amaç; temsil kabiliyetlerini arttırmak adına, önümüzdeki seçim ve referandum sürecinde kontrollü bir şekilde ortalığı germek ve ortaya çıkan kutuplaşmalardan mağduriyet-meşrûiyet-rızâ üretmek!

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 14 yıllık uzun ve tek başına iktidar sürecinde, geçmişte dillerinden düşürmedikleri ‘laik devlet yıkılacak elbet’ sloganlarının ve ‘din’ ambalajlı siyasetin ‘sandıkta’ bir karşılığı olsa da, ‘devlet’ yönetiminde olumlu bir karşılığının olmadığı konusunda ciddi tecrübeler edindiğini düşünüyorum. Ayrıca Gülen Cemaatiyle kurdukları 12 yıllık ortaklık tecrübesi ve neticeleri sonrası yoğurdu üfleyerek yemeye başladılar! Anlayacağınız, hazırladıkları müstakbel anayasada Laiklik ‘mutlaka’ olacaktır. Lakin din ile kavgalı detaylardan arındırılmış şekliyle…

Hani ‘Siyasette yanlışlar zincir, doğrular perçin formundadır’ derler ya… İnşallah, müstakbel anayasaya göre şekillenecek bir dönem öncesinde, devletimizin tarihi ve milli tecrübeleri örselenmez! İnşallah, geçmişte Ali Babacan’ın ABD’de vurguladığı ‘Anglosakson tarzı laiklik’ tuzağına düşerek, laiklik ilkesini yanlış bir temel üzerine bina etmezler!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.