Davutoğlu’nun İstifası Niçin Resmileşmedi?

İstifa eden ve veda ziyaretlerine devam eden Başbakan Davutoğlu’nun, millete sunmakla mükellef olduğu Cumhurbaşkanlığı onaylı resmi gazete yayınlı istifa mektubu ortalıklarda yok! Ya Başbakan Davutoğlu’nca Cumhurbaşkanı Erdoğan’a istifa mektubu henüz sunulmadı, ya da sunuldu ama Beştepe’de bekletiliyor!

Nasıl ki Başbakan Davutoğlu’nun istifasını olağan ya da usule uygun addetmek makul değilse, Davutoğlu’nun devre dışı bırakılması sonrası işletilmesi gereken sürecin askıya alınması da makul değildir.

Başbakan Davutoğlu’nun görevinden ayrılmasını ‘tercih değil zaruret’ olarak nitelediği günden itibaren, Başbakanın istifası ve hükümetin yeniden teşkili konularındaki işletilmesi gereken ‘resmi’ süreç neyse ivedilikle işletilmeliydi… Tıpkı16 Haziran 1991 tarihli Yıldırım Akbulut'un, 21 Ekim 1991'de hükümeti kurmak için atanan mesut Yılmaz'ın istifa süreçlerinde olduğu gibi… İstifa eden Başbakan kısa bir gerekçeyle görevinden affını arz ederek istifasını sunar, Cumhurbaşkanı da verdiği hizmetlerden ötürü teşekkür ederek istifasını kabul eder, ardından yeni hükümet kuruluncaya kadar, yani hükümeti kurmayla yetkilendireceği milletvekilini seçene kadar görevinin başında durmasını rica eder...

Neredeyse iki hafta oldu işte bu resmi proses işletilmedi! Ak Parti olağanüstü kongresi olana kadar Başbakanın ‘resmi’ istifası işleme konulmayıp bloke ediliyor! İşin ilginç yanı, bırakın bu durumun bir anayasa ihlali olup olmadığı konusunu, bu sürecin niçin işletilmediği ve bir kongreye endekslendiğini soran bile yok!

Ama niçin işletilmediği malum… Cumhurbaşkanı Erdoğan, izlenen mevcut yolla yanına Ak Parti MKYK’sını almak suretiyle hem Başbakan hem de her bir bakanı tek tek tayin etme imkânını elde ettiği ‘kendi sürecini’ işletiyor! Bunun içindir ki, Anayasal sınırlar içerisindeki Hükümet kurmak için görevlendirme yükümlülüğü askıya alınıyor daha doğrusu öteleniyor!

Hülasa,

Başbakan Davutoğlu’nun; siyasi akıl, siyasi cesaret ve direnç sahibi olma noktasında kamuoyunda ciddi hayal kırıklıkları yaşattığı ortada… Kendisi için herhangi bir talepte bulunmak durumunda değiliz. Lakin Başbakanlık makamının hukukunu ve itibarını koruma, binlerce yıllık Vezâret/Başvekâlet/Başbakanlık yönetim geleneği ve arkasında taşıdıklarına saygı beklemek hakkımızdır.

Sadece bu sebepten ötürü, Başbakan Davutoğlu’nun istifa metninde gerekçelerini nasıl deklare edeceğini önemsiyorum… Çünkü 1980 darbesinde ‘zamanın’ Başbakanı, istifa dahi edememiş, elindeki yetki zorla alınmıştı. “Bugünün” Başbakanı, “zamanın” Başbakanından daha zor durumda olmadığının bilincinde, şimdiye dek yürüttüğü retorikten başka, Resmi Gazete’de istifa gerekçesini; basit ve iki-üç kelimeyle açıklama cesareti göstermelidir.

Yoksa… Bizde biliyoruz ‘Partisiz Başkanlık’ sisteminin deneme sürümünün piyasaya sürüldüğünü! Anayasanın ihlal edilmesi veya hukukun askıya alınmasıyla alakalı eşiklerin geçildiğini… İç ve dış güvenlik zafiyetinin en üst seviyeden yaşandığı, ülkenin her anlamda dış müdahalelere açık hale geldiği bu durum ve şartlar içerisinde ‘Başbakansız Parlamento’ formülleri kimin umurunda… Muhalefet kendi derdine düşmüş, milleti soracak olursanız; hani umutsuz hasta için Doktorlar ‘hasta ne yerse yesin serbest!’ derler ya, çoktan bu moda girmiş zaten!

 

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.