Dün Dündür, Bugün Bugündür!

Her yıl belli sayıda şehit vermeyi, büyük bedeller ödemeyi sineye çeken, kabullenen bir anlayış, ne insanidir ne de vicdanidir”. Tayyip Erdoğan – Twitter- 4 Nisan 2013

Bugün de hamdolsun şehitlerimiz, kınalı Hasanlarımız eksik olmuyor…” Tayyip Erdoğan - 3 Nisan 2016-Yozgat

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aynı konu ve süreç hakkında dün başka bugün bambaşka istikamette vermiş olduğu bu çelişkili beyanı, bilhassa Çözüm Süreci’nin neden olduğu ve bu ülkeye ödettiği bedeller kapsamında değerlendirdiğimiz, son 11 ayda 76 vilayetimizden 504 şehit bilançosu ile bu söylemler arasındaki korelasyona dikkat çekmek için vermedim…

Hem dikkat çeksem ne olur, çekmesem ne olur? Bir anlamı yok ki… Ülkeyi yönetenlerin defalarca tekrarlanan bu tip geri viteslerinin ve tutarsız beyanlarının seçmen indinde bir karşılığının olmadığı tecrübeyle sabit zaten... Tıpkı, meseleyi ‘yalanla iman bir arada durmaz’ ilkesine katılabileceklerle birlikte ele almanın ve bu doğrultuda türlü muhalif atraksiyonlara başvurmanın siyasi bir ederinin olmadığı gibi…

Konjonktürle uyumlu bu çelişkili politika ve beyanları tekrar hatırlatmamın tek sebebi: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarlasını yağmurun yağacağı yere taşımakta ne denli mahir olduğunu bir kez daha göstermek içindir. Yani ‘dün işler öyleydi öyle yapmışsam, bu gün de böyle bu şeklide yapabilirim, yarın ise şartlar neyi gerektirirse artık ne tarafa döneriz belli olmaz. Halkın her şeyi olduğu gibi bilmesi gerekmez. Ben halka ne duymak istiyorsa onu söylerim…’ anlayışının hâkim olduğu bir zihniyete dikkat çekmek içindir…

Şimdi birileri kalkıp diyebilir ki: Bu bir ilkesizlik değildir; belki o günlerde akıllarına bile getirmedikleri geçmişteki hatalarından bugün ders alıyorlar ve bu nedenle söylem farklılığı yaşanıyor… Buna da katılmıyorum. Siyasi iktidarın bırakın genel politikadaki “dün dündür, bugün bugündür!” dedirten birbirleriyle çelişkili politika ve beyanlarını, sadece Terörle mücadele ve güvenlik politikalarına bir bakın… Örneğin, egemenlik haklarımıza aldığımız ağır hasarlar sadece 3,5 yıllık Çözüm Süreci adı verilen ‘MİT-Öcalan Müzakere Süreci’ ile sınırlı değil ki; 2002’den bu yana değişik isimler adı altında işlettikleri ‘açılım projeleri’yle buralara kadar gelinmedi mi?

Ne dersi? Ne akıllanması? Ne pişmanlığı… Yıllardır aynı delikten aynı yılanlara sokulup duruyorlar!

Bu denli pragmatizm ve ‘amaçlar araçları meşru kılar’ kafası hayra alamet değil… Hele hele çuvalladığında muhafazakâr ve Müslüman Kimliğini ön plana çıkararak mesafe alabilen siyasi organizasyonlar için hiç değildir… Bu kafa, hafızası olmayan bir toplum içinde kısa vadede tüm sorumluluklarından sıyrılmalarını kolaylaştırsa da, zamanla kendileri gibi sorumsuzluklar da pişkinleşiyor! İşte bu çok tehlikeli bir durumdur. Alınan mesafeleri ortadan kaldırıp her şeyi başa döndürecek ve sadece kendilerine değil, ülkeye de ağır bedel ödetecek sonuçlar doğurabilir!

Bu haseple, ilkesizlik ve sorumsuzluk üzerine bir siyasi denge tesis ederek mesafe alındığı içindir ki, mevcut siyasi iktidarın sevk ve idare ettiği hiçbir terörle mücadele konseptinin ‘kesinlikle’ başarılı olma imkânının olmadığını rahatlıkla söyleyebiliyorum! Yine bu yüzden mecbur kaldıklarında ve üstesinden gelemedikleri her işin sonunda devreye soktukları ‘dün dündür, bugün bugündür!’ ilkesizliği mucibince; ‘istikrar’ ve ‘Yeni Türkiye’ sunumları eşliğinde, ama farklı format ve muhataplarla aldatmacasıyla, yeniden eşkıya ile masaya oturacaklarını rahatlıkla iddia edebiliyorum.

Anlayacağınız… Ortalıkta dün söylediklerinden ötürü de sorumlu olduklarını unutmayan, dün söyledikleri şeyleri bugünkü doğrularla kıyaslama yapan, dürüstçe eskiden söylediklerinin yanlış olduğunu kabul ve itiraf eden bir siyasi iktidar yok ortada…

Yoksa… Dünü unutmayan ve unutturmayacak şekilde dünüyle barışık istikamet sahibi insanlar ve siyasi iktidarlar için ‘dün dündür, bugün bugündür’… Bunun dışındakiler içinse, ilkesizliklerine mazerettir sadece!

 

 

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.