Filistin Sevdalıları Niçin Susuyor?

Köprülerin olmadığı İstanbul’un iki yakasına ulaşımın kayıklarla sağladığı dönemlerde kayıkçılar, şehir ulaşımında önemli bir yere sahiplermiş… Bu kayıkçılar arasında sıklıkla şiddeti ve zararı az lakin çok gürültülü kavgalar çıkarmış. Müşteri ve kalabalık toplamak için çıkarılan bu danışıklı dövüşler, aynı zamanda çevredeki yankesicilere de ortam hazırlarmış!

Bu kavga türü günümüzde genellikle siyasi kavgaları nitelemek için kullanılır. Karşıt veya yandaş fark etmez, bir şekilde insanların dikkatlerini bir yere çekmek için yapılan ve tarafların hiçbir zaman yara-bere almadıkları ve etkilenmedikleri bu kavgalar ‘Kayıkçı Kavgası’ şeklinde tabir edilir.

Adalet ve Kalkınma Partisi 14 yıllık tek başına iktidar sürecinde gerek dış politikada gerekse iç politikada, bilhassa seçim süreçlerinde, bu ‘Kayıkçı Kavgası’ stratejisinin en güzel örneklerini vermiştir! Özellikle AKP Hükümetleri-İsrail ilişkileri çoğunlukla bu minvalde işletilmiştir. Bu nedenle, uluslararası arenada diplomatik teamüllerin devre dışa bırakılıp şedit beyanlarla İsrail’e atarlanmaların, ‘dik duruş’ ambalajlı hamle ve hamasi söylemlerin ekserisi kuşkuludur!

İsrail’e karşı yürütülen ve genellikle her şeyin ‘tornistan’ edilerek yeniden konsolide edildiği bu tarz siyasetin tamamına yakını, iç politikaya ve kamuoyuna dönük manevra ve icraatlardır aslında…

İşte… İç politik manevra alanı genişletmekten başka hiçbir şeye yaramayan ‘atarlanma odaklı’ dış politika tenkitimizi doğrulayan ve en mühimi, ‘hayal kırıklıkları’ ve ‘ağır hasarlar’ hanesine kaydı düşülen yeni bir gelişme yaşandı geçtiğimiz hafta…

Son zamanlarda siyasi iktidarı sevk ve idare edenlere ‘2001 yılı fabrika ayarları’na dönmenin gerekliliği hatırlatılmış ve kulaklarına ‘İsrail ile anlaşanın sırtı yere gelmez’ sözü çokça fısıldanmış olacak ki; onca yaşananlara rağmen, sessiz sedasız bir şekilde İsrail’e bir kıyak daha geçildi!

Ülkeyi yönetenler daha önce İsrail’e OECD kapısında yol verdikleri gibi, bu kez de NATO’ya girişte yol verdi. ‘Mavi Marmara Krizi’nin ardından İsrail’in temsilcilik açmasını veto eden siyasi iktidar, bu kez İsrail'in NATO nezdinde daimi temsilcilik açmasına yeşil ışık yaktı.

Peki, ne zaman vuku buldu hadise? Her zamanki gibi gündemin en kalabalık zamanında, yani millet; Laiklik, Pelikan Darbesi, Beştepe-Çankaya kavgası, Can Dündar diye sayıklarken..!

Düşünüyorum da, bu İsrail’in ‘hayat damarlarını’ beslemeye yönelik atılan bu hamleleri AKP değil de CHP veya başka bir siyasi organizasyonun iktidarı yapsaydı, siyasal İslamcı kesim gök kubbeyi bunların başına indirirdi! AKP öncesinde sıkça rastladığımız Cuma Namazları sonrası İsrail protestolarının sonu gelmezdi!

Peki… Bunca yıldır Filistin davasını manipüle eden, anti-emperyalist duruşunu anti-İsrail noktasında sabitleyen, Erdoğan İsrail’e atarlandıkça coşan ve bunu ‘Arap Baharı’nın estirildiği coğrafyalara pazarlayan, en önemlisi 7 Haziran şoku sonrası canhıraş bir şekilde ‘1 Kasım’da kaybedersek; Gazze kaybedecek, İsrail kazanacak’ diyebilecek raddede Filistin davasını başka boyutlara taşıyarak vebal üstlenen siyasal İslamcı kesim, Siyasi İktidarın geçit verdiği bu yeni gelişme karşısında niçin susuyor? Yoksa İsrail’e yapılan bu jestin, Müslümanların aleyhinde bir karşılığı olmadığını mı düşünüyor?

Daha dün ‘laik devlet yıkılacak elbet’ modunda takılan, siyaseti hedefe varmak için dahi araç olarak kullanmayı reddeden, küresel emperyalizmin ve sermayenin tasallutuna cephe açan siyasal İslamcılar, gelinen aşamada acınacak durumdalar maalesef..!

Daha önce iddia ettikleriyle, kınadıklarıyla, büyük konuştuklarıyla ilintili olarak, angaje oldukları ‘iktidar’ ve edindikleri ‘servet’ nimetleri üzerinden Allah tarafından imtihan edildiklerinin farkındalar… Ama siyasi iktidarın sağladığı imkân ve avantajları kaybetme korkusu ile ‘haikatın hatırı’ arasında bocalayıp duruyorlar!

Bu yüzden muhafazakâr kesimin en büyük hastalığı ‘kol kırılır yen içinde kalır’ anlayışını sıkça devreye sokarak sürekli ‘irfan’larını öteliyorlar! Bu yüzden hakkaniyetten ve aklıselimden uzak bir yol tutuyorlar ve üç maymunu oynamak zorunda kalıyorlar!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.