Tedbiri Vatandaş Değil, Devlet Alacak!

IŞİD’in Gaziantep saldırısı sonrası ilk ciddi ‘karşılığı’ ve ‘tepkiyi’ Türkiye/TSK değil, ABD’nin vermesi dikkatinizi çekmiştir! Medya İncirlik’ten kalkan bu silahlı İHA hamlelerini, ‘TSK topçusu IŞİD’i vurdu’ şeklinde sunuyor!

Türkiye Rus uçağının düşürülmesi sonrası hava kuvvetlerini sınırın ötesine çıkaramadığına göre IŞİD’i havadan bombalama süreci nasıl işletiliyor? Bu konu hakkında fikrini aldığım askerî bir uzman, silahlı İHA’lar rica-minnet İncirlik’ten kaldırılsa da, lokasyon ve bombalama işlerinin tamamen CIA onay ve inisiyatifiyle Nevada’dan idare edildiği söyledi.

Demek oluyor ki, Kuzey Suriye’de ‘dominant’ olan Pentagon/asker değil, CIA/istihbarat imiş… Bunun ne anlama geldiğini de sordum; muhtemelen, PKK/YPG içinde konuşlanan ABD özel kuvvet mensuplarını koruma amaçlı olduğu şeklinde cevap aldım. Yani Kuzey Suriye’de bizimkilerin zamanında eline yüzüne bulaştırdığı sekter örgütler (PKK/YPG ve dahî IŞİD ile etkileşim) üzerinden ‘operatif devlet modu’na geçen kapasite bizzat CIA imiş.

Bu yüzden Suriye'de TSK-Pentagon arasında (askerden askere) işbirliği tesis ettirilemiyor! Bu yüzden bir NATO toprağına yapılan saldırıda derhal harekete geçmesi gereken NATO bizi iplemiyor!

*

Önceki gün servis edilen AA mahreçli bir haber dikkatimi çekti. Kilis'e yapılan roket saldırısının ardından, Suriye’nin çeşitli bölgelerindeki IŞİD mevzileri fırtına obüsleri ve çok namlulu roketatar bataryasıyla vurulmuş, neticede 50 IŞİD üyesi terörist öldürülmüş!

Kimse kusura bakmasın ama son zamanlarda sıkça servis edilen bu tip haberler, hiç ama hiç inandırıcı değil. Milletin gazını almak için ortaya atılan bir şey gibi duruyor!

İŞİD Gaziantep’te elini kolunu sallaya sallaya patlayıcı yüklü aracı Emniyet Müdürlüğü önünde havaya uçuruyor… Ardından Kilis’i sınır ötesinden bombalamaya devam ediyor... Vatandaş hâliyle ‘nerde bu devlet’ şeklinde sesini yükseltmeye başlayınca; biz bir saat içerisinde hedefleri tespit ediyoruz ve akabinde 50 teröristi itlaf ediyoruz. Kamuoyuna ne servis edilirse tereddütsüz yedirdiklerinden o kadar emin olmalılar ki, küsuratlı sayı bile vermeye tenezzül edilmemiş; sayı net 50!

Tamam, obüslerimiz bölgeyi bombalıyor ama ne ara sınırın karşısına geçip öldürülen teröristleri saydınız? Kilometrelerce uzağı vurup, ardından tek tek kaç düşman imha edildiğini sayacak teknolojisi olanın, kendisine yönelmiş roketleri düşmeden havada imha edecek teknolojisi de vardır mutlaka!

Dünya gücü olmamızın cilveleri işte bunlar!

* *

Bir vilayetimizin son 105 günde IŞİD ve PKK/YPG tarafından defalarca bombalanması ve 21 vatandaşımız hayatını kaybedip onlarcasının da yaralanması ne büyük acziyettir! Saldırıların Kilis’le sınırlı kalmayacağı ve 877km’lik Suriye sınırına cephe tüm vilayetlerimizin benzer tehdit ve tehlike altında olduğu gerçeği, durumu daha vahim bir hâle getiriyor. Buralardaki halkımız bırakın ‘normal’ bir şehir yaşamı sürmeyi, evlerinin güney cephesindeki balkonlarına dahi çıkamaz oldular!

Diğer yandan, ülkemizin belirli bölgelerinde kahraman asker ve polisimiz omuz omuza vatan toprağı için cansiperane mücadele veriyor. Üstüne üstlük, bölgede zaten patlamaya hazır bir mülteci sorununa birde kitlevi iç-göç sorunu ekleniyor. Haftalardır ne Cumhurbaşkanı, ne Hükümet, ne de Meclis; ‘Rusya ile kavga edersek bunu Türkiye kaldıramaz’ şeklinde dışa vurulan ve olan bitenleri çaresizce sineye çeken bir davranış sergilemekten öte hiçbir somut adım atmadılar. Zira onların uğraşıları ve gelecek tasavvurları başka!

Bu arada, AFAD Kilis halkını bilinçlendirmek için roket düşmeleri(!) üzerine bir broşür hazırlamış! ‘Doğal afet’ muamelesi yaptıkları roketlere karşı halkın alacağı tedbirleri sıralamış!

Ey icra makamında olduklarını unutup, sürekli bahane ve şikâyet üreten yöneticilerimiz: Tedbir almak halkın değil, devletin görevidir!

Ne günlere, ne ellere kaldık?

Hülasa,

Bir ülkenin büyüklüğü yalnızca ekonomisiyle ve ticaretiyle değil güvenliğiyle de ölçülür. Bir devlet en ağır hasarı, kendisini ve vatandaşlarını korumakta acze düştüğünde alır! 

Merhum Durmuş Hocaoğlu üstadımızın bu gibi durumlarda sıkça tekrarladığı gibi: ‘İnsan düşündükçe, devlet korudukça mevcuttur!

 

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.