‘Ayarlanmış Savcılar’ Töhmeti Altında Kalan Yargı!

Her ne kadar HSYK ‘hiç kimsenin yargıyı töhmet altında bırakacak, bir tarafmış gibi gösterecek beyanlarda bulunma hakkı yoktur’ dese de, ülkeyi yöneten siyasetçilerimiz bu konuda sınır tanımıyor.

Geçtiğimiz günlerde dokunulmazlıklarla ilgili açıklama yapan Başbakan Davutoğlu’nun, dokunulmazlığın tamamen kaldırılmasına yönelik endişeleri doğrultusunda sarf ettiği ‘ayarlanmış bir savcı bütün ülkenin kaderiyle oynayabilir’ şeklindeki cümle, bir vaziyet tespitinden öte ‘yargı’ kurumunu töhmet altında bırakacak anlayışlara kapı açmıştır!

Soru şu: Başbakan Davutoğlu eğer bir ‘vaziyet tespiti’ yaptıysa ki öyle, Cumhuriyet tarihinin süresi, hacmi ve etkinliği anlamında en güçlü iktidarına sahip partisini ve 14 yıllık iktidar performansını nasıl olurda bu durumdan sorumlu tutmaz? ‘Ensar Vakfı’ olayıyla ilgili olarak gösterilen ‘topyekûn bir camiayı töhmet altında bırakmak doğru değil’ şeklindeki hassasiyet, devletin ‘temel’ kurumları söz konusu olduğunda niçin gösterilmez?

Bilhassa 2007’den itibaren başta askeriye olmak üzere; siyasete, medyaya ve spor camiasına yönelik müdahaleler yapılırken, kamuoyunda ‘yargının müdahalelere açık hale getirildiği’ canhıraş bir şekilde tartışılmıyor muydu? Adalet ve Kalkınma Partisi politbürosu o dönemlerde Gayretullah’a dokunacak raddede işletilen bu tartışmalı hukuki süreçlerin kapı gibi arkasında durmuyor muydu? Bu süreçte haksızlıkları ve mağduriyetleri dillendirenleri, yargılama bitmediği halde suçlu ilan ettikleri insanların avukatlığına soyunmakla itham etmiyorlar mıydı?

Yani bu ülkenin Genelkurmay Başkanlığını yapmış bir isim başta olmak üzere, Mustafa Levent Göktaş başta olmak üzere 'kahraman' sınıfına girmeyi hak etmiş birçok TSK mensubu terör örgütü üyeliği bahanesiyle tutuklandılar... Bu süreci işleten o dönemin ‘bağımsız’ ve ‘gözü pek’ olan savcıları ile yolsuzluk ve kirli iktisadi networklar üzerine hamleler yapan savcılar aynı hamamda aynı tastan su içmiş kişiler değil miydi? Ortaklık bozulunca ve gözü bağlı adaletin elindeki kılıç siyasi iktidarı dürtmeye başlayınca mı bu savcılar ‘ayarlanmış’ oldular?

Hülasa

Bu ülkenin en tepesindeki yöneticiler hâlâ ‘ben bu yargıya güvenmiyorum bunların içine çete kaçmış!’ diyor veya ima ediyorsa, boşuna şikâyet edip bahane üretmesin… Bu beter durumun en baş sorumlusu kendileridir!

12 yıl boyunca ‘devlet kadrolarına alınacak çaycıdan bile haberdarız’ özgüveniyle caka satanların, bunca yıl genelde tüm kadroları özelde emniyet ve yargı kadrolarının yarısından fazlasını bugün ‘paralelci’ diye itham ettikleri kesimlere ‘ne istediniz de vermedik’ cömertliğiyle ‘özenle’ teslim edenlerin; bugün şikâyet etmeye, saf ve masumiyet edebiyatı yapmaya hakları yoktur!

İktidar makamı sorumluluk makamıdır. Şikâyet ve bahane üretme makamı değildir! Eğer bugün yargının bağımsızlığı ve güvenilirliği sürekli güncelleşen bir tartışma konusuysa, üstüne üstlük Türkiye’yi de bağlayan uluslararası raporlarda ‘Türkiye’de bağımsız yargı vardır; olmayan, tarafsız yargıdır!’ tespitleri yapılıyorsa, bunun en baş sorumlusu siyasi iktidardır.

Şark kurnazlığının âlemi yok! Her şey, siyasi iktidarın ‘yargı’yı kendi iktidarının gücüne ‘şirk’ koşan bir yapı olarak görmesiyle başladı! Neticede ‘yargı’, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı vetiresi içinde ‘var olma’ keyfiyeti haline dönüştürüldü!

Geçenlerde Yiğit Bulut TV konuşmasında ‘…başkanlık sistemi zaruridir. Zira başkanlık sistemi ile başkan bağımsızlığını ilan edeceğinden, ona bağlı olan bağımsız yargının da bağımsızlığı teminat altına alınmış olacaktır!’ mealinde bir beyanda bulundu. Başdanışman sorunu çözmüş: Başkan buyuracak, yasama ona uyacak, yargı karışmayacak!

Anlaşılan o ki, dün devlet içindeki bir çeteyi tasfiye etmek ve yolsuzluk iddialarıyla arasına mesafeler koymak adına ‘yargı’ üzerinde tasarrufta bulunarak ‘meşrûiyet’ ve ‘iktidar’ üreten siyasi iktidar, önümüzdeki günlerde de ‘Başkanlık Sistemi’ uğruna benzer tasarruflarda bulunacak! Yani, bu hatalar zincirine yeni halkalar eklemeye ve bu istikamette milleten ‘rızâ’ devşirmeye devam edilecek!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.