‘Kayseri Pazarlığı’ Kıskacında KIBRIS!

Türkiye ile AB arasında gerçekleştirilen ve mülteci krizinin çözümü konusuyla öne çıkan zirvenin ‘perde gerisi’nde Kıbrıs’ın önemli bir yer tuttuğunun en ciddi alametlerinden birisi de Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunan Medyası… Rum gazetesi Fileleftheros, Davutoğlu’nun ‘Kayseri Pazarlığı’ diye nitelendirdiği AB ile Türkiye arasında mülteci krizinin çözümü konusunda imzalanan anlaşmayı, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti rahat bir nefes aldı!” başlığıyla vererek, Güney Kıbrıs’ın bu işten şimdilik zarar görmeden çıktığı şeklindeki yorumlara yer verdi.

Kıbrıs Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis ‘Türkiye, ancak Kıbrıs sorunu çözüldüğünde AB hayali kurabilir’ diyerek de, Türkiye’nin nelerden fedakârlık yaparak AB sürecine dâhil olabileceğini de özetlemiş oldu!

2016 yılı içinde adanın birleşmesi için referanduma gidilmesi, Türk Askerinin adadan çekilmesi, Maraş bölgesinin de Rumlara iadesi ve Adanın 40 yıldır Türk vatandaşlarınca kolinize edildiği gibi konularının Türkiye-AB ilişkilerindeki en önemli gündem maddesi olarak masaya yatırıldığı herkesin malumu…

Bilhassa Türkiye’nin adadaki askerî varlığı ve üstünlüğünün geri çekilmesiyle alakalı konunun bu süreçte ciddi şekilde ele alınıldığı noktasında güçlü emareler var… Bu konunun ‘cambaza bak!’ atraksiyonlarıyla perdelendiği ve özenle gündemin gerisinde tartışıldığı şu günlerde, ‘kaygı verici’ adımların atılmaya başlandığı yönünde ‘mühim’ iddialar ileri sürülmeye başlandı!

Önceki gün merhum Rauf Denktaş’ın oğlu KKTC eski Başbakan Yardımcısı ve Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Ankara’da gerçekleştirilen Kıbrıs konulu bir panelde ‘Adadan Türk askerinin ihracı noktasında çabaların start aldığını ve bu doğrultuda Türkiye'den birilerinin Mersin'de bir -Kıbrıs Tümeni- oluşturmak için yoklama yaptığını…’ açıkladı. Denktaş, bu hazırlığı yapanların ‘Ha Mersin, ha Kıbrıs… Zaten Mersin-Kıbrıs yakın mesafe; bir şey olursa hemen müdahale ederiz!’ şeklinde bir gerekçeyle üzeri örtülü bir planın hayata geçirilmekte olduğunu da ifşâ etti!

Eğer bu iddia doğruysa vay hâlimize!

İçeride Çözüm Süreci’nin neden olduğu meskûn mahal savaşı, şehirlerin göbeğinde patlayan bombalar, sürekli çiğnenen kırmızı çizgilerimiz, ekonomik kriz ve piyasalardaki atalet, toplumsal kutuplaşma ve keskin ayrışmalar derken; sanki Kıbrıs arada kaynayacakmış gibi..!

Fazla değil iki sene önce… Türkiye’ye aktif olarak adada fiziki-siyasi-askeri bir risk üstlenmesinin ve Doğu Akdeniz’de İsrail ve ABD çıkarlarının rahatsız edilmesinin stratejik anlamda sonuç vermeyeceği konusunda akıl verenler, siyasi iktidar tarafından itibar görmüyordu… Maalesef batak Suriye politikası sonrası Suriye ve Irak’ta ABD ve NATO çizgisinde ‘hizaya’ getirilen siyasi iktidarın; 11 ülkenin 35 savaş gemisiyle Doğu Akdeniz'de pozisyon aldığı yeni ve gözde enerji havzası Doğu Akdeniz’de de ‘hizaya’ getirilmeye başlandığı anlaşılıyor!

Öyle olmasa, ABD ve AB ödün koparma yarışına girip ellerine ovuştururken; ‘bizim önceliğimiz jeopolitik çıkarlarımız ve güvenliğimizdir’ diyerek, her zamankinden daha soğukkanlı, akilli ve güçlü olduğumuzu gösterecek hamlelerde bulunacağımız yerde; ‘denize düşen yılana sarılır’ misali tarihimizin en ‘kötü’ ve ‘kuşkulu’ anlaşmalarından birisi olmaya aday bir prosesin içinde debelenmezdik!

Gönül isterdi ki, ülkemizi yönetenler Kıbrıs’ın en önemli bekâ faktörümüz ve egemenliğimizin bir parçası olduğu gerçeğini en gür sada ile dünyaya ilan edebilselerdi… ‘Kayseri Pazarlığı’ sululuğuyla değil de, tıpkı Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’ın ‘egemenliğimiz müzakere masasına konulamaz’ şeklindeki beyanı gibi, omurgalı çıkışlarla gündeme gelselerdi…

Bari, üzerinde bir tek Türk yaşamasa dahi Kıbrıs’ın; Türkler ve Türkiye için hayati bir kara parçası olduğunu, son 200 yılda geri kazanılan tek toprak parçası olan Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Türklerin’ psikolojik kırılma noktası olduğunu haykırabilselerdi..!

Keşke, bu kuşatılmışlık içerisinde sebep olmakla kınandığımız ‘çözümsüzlüğün’, Kıbrıs için en ‘milli’ duruş ve çözümün ta kendisi olduğu derûnuna vâkıf olabilselerdi..!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.