‘Medya ve İktidar’ İlişkisi Üzerine

Amerikan başkanlık seçimi öncesi, liderlerin sınırsız-sansürsüz ve özgür bir şekilde medya aracılığıyla kamuoyu önünde performans sergiledikleri programları gıpta ile izliyoruz. ‘Aracısız’ ve ‘her halleriyle’ bizdeki siyasileri aynı şekilde bir arada tartışırken görmek şimdilik hayal bizim için… 80 darbesi sonrası yeniden işletilen çok partili siyasi sistemin ilk seçimi öncesinde, siyasi parti liderleri TRT’de, tarafsız olmaya çalışan gazeteciler önünde tartışırlardı… Lakin ilklerin yaşandığı uzun ömürlü ANAP tecrübesi sırasında bir süre daha devam etti bu durum…

Daha sonra, siyasi iktidarlar ve sermaye grupları veya farklı çıkar grupları için medyanın ‘kesintisiz güç kaynağı’ olduğu keşfedilince işler değişmeye başladı! “Medyaya hâkim olan kitlelere hâkim olur!” motivasyonuyla, siyaset-sermaye-medya üçgeninde kurulan networklar arasında, ‘üslup’ ve ‘etik’ umursanmadan, müthiş bir savaş verilmeye başlandı…

Medya siyaseti, siyaset medyayı boyun eğer duruma getirmek için her yolu denedi. Ama genelde bazı istisnalar dışında bu süreçte genel olarak belirleyici siyasi iktidarlar oldu. Bilhassa Adalet ve Kalkınma Partisi tüm ticari sektörlerde başarılı olmanın yolunun kendisiyle iyi ilişkiler kurmaktan geçtiğinin örneklerini sergilemeye başladıktan sonra, aynı zamanda bir ticari grubun parçası olan medya sektörü de hizaya getirildi!

Sonrası zaten çorap söküğü gibi geldi… Siyasi iktidarlar güçlü medya hâkimiyetiyle birlikte hedef kitleleri alternatif söylemlerden yoksun bırakacak hamlelere giriştiler… Türkiye'de bu süreç her geçen gün şiddetlenerek devam etmektedir. Egemen iktidarın egemen görüşlerini yansıtan ‘tek sesli’ bir medyanın veya otorite gözcülüğü altında ‘ürkek’ bir medyanın servis yaptığı ‘egemen söylemlere’ tamamen açık ve bağımlı bir hedef kitle…

Bugün Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde aktif görev alan birçok medya mensubu ve medya fonksiyonuyla ilintili akademisyen, geçmişte kurulan bu ‘siyaset-medya-sermaye’ ilişkilerini ve mücadeleleri “kirli” ve “müphem” olarak itham ederlerdi… Dayatmacı, emreden, farklılıklara ve eleştiriye tahammülsüz bir siyaset kurumuyla ilişik medya hâkimiyetini, “haklı olarak” şiddetle eleştirirlerdi…

Mevcut siyasi iktidar geçmişte iddialı bir şekilde neleri kınadıysa, bugün kınadıklarıyla imtihan olmaktadır! Dünün iktidarları nasıl ki, sahip oldukları iktidar-otorite- servet üçlüsü adına ‘irtica’ vb. yapay düşmanlar ihdas edip, yaptıkları yanlışlar için toplumdan ‘rıza’ ve ‘meşrûiyet’ talep ettiyse, mevcut siyasi iktidar da benzer yöntemlere başvurdu… Yeri geldiğinde yaptıkları yanlışları “meşrulaştıracak” gerekçeler, düşman odaklar ve olağanüstü şartlar üretti... Bir zamanlar kınadıkları tavır ve davranışları sergilemeye, ‘kendilerine yapılmasını istemedikleri şeyleri başkalarına yapmaya’ başladı!

Dün mağdur olanlar bugün iktidar-otorite-servet üçlüsüne kavuşup dominant olabiliyor, dün dominant olanlar ise bugün kuyruklarını kıstırmak zorunda kalabiliyorlar! Anlayacağınız bu imtihan dünyasında; roller ve aktörler değişse de, iktidar-otorite ve servet üçlüsünün bekâsı adına verilen mücadeleler ve yapılan hatalar değişmiyor!

Hülasa

Dün nasıl iktidar-medya-sermaye ilişkisi ‘doğru’ ve ‘dürüst’ bir şekilde kurulamadıysa, bugünde kurulamamıştır… Hatta iktidar-kamuoyu-medya üçgeninde aşırı iç içe geçişlilik, meşruiyet parametreleri ve dengenin tesisi problemi dünden daha beter durumdadır… Son dönemlerde, medyanın en güvenilir kurumlar sıralamasında siyaset kurumlarıyla birlikte sonlarda yer almasının cevapları da burada saklı!

Lakin güç ve otoriteyi elinde bulunduranların ‘gör!’ dediğini gören, ‘göster!’ dediğini gösteren, ‘işit!’ dediğini işiten, ‘işittir!’ dediğini işittirenlere karşı ‘sessiz direnç’ gitgide artıyor. ‘Kişi’ ile ‘bilgi/haber’ arasındaki engelleri en aza indiren; internet medyası, sosyal ağlar, anonim haber grupları gibi ‘bağımsız’ alternatif iletişim ve haberleşme alanları, daha da etkili hale geliyor. Tüm olumsuzluklara ve müdahale girişimlerine rağmen bu alanlarda duyarlı ve şuurlu müthiş bir ‘okur-yazar’ kitlesi ortaya çıkıyor…

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.