Bir Başka Açıdan Aselsan İntiharları

Dört gün önce bir Aselsan mühendisinin intiharı vakasıyla birlikte, iki yıldır sükûn bulan “Aselsan İntiharları” veya “Aselsan Cinayetleri” tartışmaları yeniden alevlendi. Sosyal medyada ve çeşitli haber gruplarında tüm detaylarıyla süren tartışmalar, takip ettiğim kadarıyla şu sorular etrafında yoğunlaşıyor:

Aselsan’da çalışan bu mühendisler, kendilerini öldürtecek raddede mühim Ar-Ge projeleri yürüttüklerinden ötürü, ‘bunları kendi hallerinde bırakırsak savaş teknolojisinde çığır açarlar’ düşüncesiyle mi intihar süsü verilerek öldürülüyorlar? Yoksa birileri bu tartışmaların ucunu bilhassa açık bırakıp, herkesi Sherlock Holmes tribine sokacak derecede iddia ve soru işaretlerine boğup, Aselsan’a olduğundan daha fazla anlamlar mı yüklüyor?

Yahut bu vakalar, bir zamanlar NASA çalışanları arasında da gözlemlenmiş olan intihar olaylarına benzer; kendilerini umutsuzluk ve çaresizliğe sevk edecek ve ölümden başka alternatif bırakmayacak derecede yüksek standartları olan mükemmeliyetçi ve yanlış yapmaktan korkan ‘tipler’ arasında yaygın olan psikolojik sorunlardan kaynaklanan basit intihar vakaları mı? Aselsan’ın iş ortamın ve rekabet ortamının ruh sağlına ve davranışlara olumsuz etkisi olup olmadığı yeterince araştırıldı mı?

Yoksa… Sahip olduğu nükleer füze kapasitesiyle çevresine gözdağı veren komşumuz İran, S400’lerle çevrelendiğimiz Rusya, 40’a yakın üssümüze çöreklenen ABD ve müttefiklerinin askeri ve teknolojik üstünlüğü karşısında ezilen kamuoyuna 'dünya gücü olacağız ama rahat bırakmıyorlar ki teresler…' mesajı vermek adına,‘silah sanayi ve savunma teknolojileriyle’ uğraşan bir kurumun mühendisleri üzerinden algı oluşturulmaya çalışılıyor? Mossad, CIA, BND, SVR, illimünati, tapınak şövalyeleri, mühendis lobisi vs. gibi gizli ve derin odak ihtiva eden komplo teorileri bunun için mi her şartta revaçta?

Henüz büyük güçlerin önünde ülkemize avantaj sağlayacak ve müthiş caydırıcılığı olan bir ürününü görmesek de Aselsan mühim ve gözbebeği 'milli' bir kurumumuz… Cinayet üstüne şekillenmiş komplo teorilerinin doğruluk oranı normal şartlara göre biraz yüksektir ve bunun kabul bir edilecek yanı var… Hepsine tamam.

Ancak, ‘iddialar’ dışındaki ‘delillendirilmiş’ detaylara bakarsanız, geçmiş Aselsan intihar vakaları içerisinde bileği ve boğazı kesilen Hüseyin Başbilen vakası dışında ‘intihar olmadıkları o kadar bariz ki’ şeklinde yorum yaptıracak bir vaka yok gibi… Mesela dört gün önceki son intihar vakasındaki Aselsan mühendisinin; henüz on bir aydır kurumda çalışması, “Ölçüm ve Kalibrasyon” gibi mühendislik süreçlerinin uygulanmasında yardımcı bölüm olan bir departmanda görevli olması, ‘gizli güçlerin’ bu arkadaşı seçmesi mantığına oturmuyor!

Aslında olan bitenlerle alakalı rivayetleri ve komplo teorilerini bitirecek ‘en anlamlı’ ve ‘en teknik’ cevabı bizzat, %60’lık mühendis kadrosuyla 6000’ne yakın çalışanı olan Aselsan mühendislerinden birisine ait… Gayet tafsilatlı açıklamış ama ben önemli olan kısmını sizinle paylaşıyorum:

… Ben bu intihar olayları hakkında yazılan ve çizilenler komplo teorisi ve propaganda amaçlı şeyler... Çünkü bu tür teknoloji geliştiren ve üreten tüm büyük şirketlerde olduğu gibi Aselsan’da da araştırma geliştirme faaliyetleri ‘tek kişinin’ beyninde yani uhdesinde ilerlemez! Yani yürütülen projenin her aşaması not edilir sisteme... Bir projede çalışan tüm mühendisler işten ayrılsa dahi projeyi devam ettirecek şekilde iş matrisleri oluşturulur. Mühendis öldürerek, hem de henüz toy diyeceğimiz yaşlarda mühendisleri öldürerek projeler sonlandırılmaz!

Bakınız, soğuk savaş dönemlerinde İran’da teknoloji politikaları kişisel uzmanlıklara dayalı halde yürütülürdü. Hatırlarsınız, o yıllarda İran'da da çok sayıda üst düzey bilimci, yüksek rütbeli komutan, bazı yetki ve inisiyatif sahibi siyasetçiler falan kazalara kurban gider, intihar eder olmadı gitti, intihar veya apaçık suikastlarla ortadan kaldırıldı. Daha sonra onlarda bilgiyi ve teknolojik birikimi gelecek kuşaklara aktarmada kişilere bağımlı olmaktan kurtularak bu olayların önünü aldılar. Şimdi teknoloji hırsızlığının veya sabotajının bin bir yolu var!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.