Vardır Bir Bildikleri!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süredir İsrail’le ilişkilerimizin normalleşmesi ve bunun üzerinden bölgedeki istikrarın sağlanmasına yönelik düşünce ve temennilerini kamuoyuyla paylaşıyor… En son Türkmenistan dönüşü bu istikamette mesajlar verdi. Aslında bu yazımın konusu direkt Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye–İsrail ilişkilerinin mevcut durumu ve gelecekteki durumuyla alakalı söyledikleriyle alakalı olmaktan çok, bu gelişmenin siyasi iktidar muhitinde nasıl ma’kes bulduğuyla alakalı…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu çerçevede yaptığı açıklamalar bilhassa siyasi iktidar tabanında yaşanacak hayal kırıklıkları ve İsrail karşıtı genel muhafazakâr kesimden gelebilecek kontra etkiler gözetilerek, tıpkı Çözüm Süreci’nde olduğu gibi, ‘kurbağa haşlaması’ metoduyla kamuoyuna sunuldu. Daha önemlisi bu mesajlar Türkiye kamuoyuna ve İsrail kamuoyuna çok özenli bir şekilde ince ve farklı ayrıntılarla servis edildi. Mesela, Türkmenistan dönüşü uçakta akredite medya mensupları aracılığıyla Türkiye kamuoyuna verilen mesajda, İsrail’le ilişkilerin normalleşmesinin gerekliliklerinden bahsedilirken bu sürecin işletilmesi, Mavi Marmara’da ölenlerin ailelerine verilecek tazminat ve Gazze’ye uygulanan ambargo şartlarının kaldırılması şartlarına bağlandı… Lakin Cumhurbaşkanı Erdoğan direkt İsrail medyasına ve kamuoyuna verdiği demeçlerde ise (en son bu ayın başında Paris'te düzenlenen BM iklim konferansı sırasında İsrail'in Kol Yisrael isimli radyosuna verdiği demeç gibi) bölgedeki gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda ülkesi ile İsrail arasında gergin durumda bulunan ilişkilerin düzeltilebileceğini söylerken herhangi bir şart öne sürmüyor..!

Dikkat etmişsinizdir… Bu gelişmeleri yakından takip eden siyasi iktidara yakın medya kapasitesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye ve İsrail kamuoylarına yönelik yaptığı bu nüanslı çıkış üzerinde durmadılar. Siyasal İslamcı camianın geneli, İsrail’le yeniden aktif müttefik olma sürecinin startının verildiği bu gelişmeleri almaza yattı! Bu süreci gündemine alan cüzi kesim ise ikiye ayrıldı: Bir kısmı diplomaside duygusallık olmaz vurgusu ve “vardır bir bildikleri” teslimiyetiyle bu son gelişmeyi karşıladı. Sesi cılız çıkan bir kesim ise; İslami, insani ve vicdani tezlerle destekledikleri düşünceleri ışığında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kesin ve tavizsiz bir şekilde geçmişte kendi koyduğu şartlara katiyen uyması gerektiğini hatırlattı!

Aslında muhafazakâr camianın geneline yakını İsrail’le ilişkilerimizin gerildiğini, fakat tarafların “ortak çıkarlar” nedeniyle ilişkilerin tam anlamıyla kopmasına izin vermediğini biliyor… Hatta kamuoyu önünde uzlaşmasız ve birbirilerine atarlı tavır takınılmasına rağmen, sütre gerisinde bürokratik kapasite eliyle ilişkilerin yürütüldüğünün ve göstermelik olarak ‘askıya alındığı’ ilan edilen birkaç konu dışında, süregelen işbirliğine ve antlaşmalara zeval verilmediğinin de farkındalar!

Tüm bu gerçeklere rağmen, siyasal İslamcı camiada hâlâ Türkiye’ye; İsrail’in zulümlerine karşı “omurgalı” bir duruş sergileyip İsrail’le olan her türlü ilişkisini “resmi” olarak kesen Venezüella, Bolivya muamelesi çekiliyor! Kendi tabanlarına da bu istikamette algı pompalıyorlar! Bu davranışların altında yatan nedenleri bir nebze anlayabiliyorum…

Şiddetle karşı olduğum husus ve kesim başka… Benim derdim; yıllardır ‘Müslümanların iktidarı’ zeval görmesin anlayışıyla ve kısa vadeli çıkarlar kesbetmek adına ‘irfan’ını devre dışı bırakanlarla… ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ maslahatıyla, yapılan ciddi hatalara ve usulsüzlüklere göz yuma yuma ‘irfan’ını susturanlarla…

Yoksa… Adalet ve Kalkınma Partisi’nin; “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” dedirtecek veya “after-before” mukayesesi yaptıracak raddede keskin siyasi dönüşlerinin çokluğuna zaten alışığız! Hatta “dün dündür, bugün bugündür!” stratejilerinin seçmen indinde karşılığı olmadığını da görünce, bu konuda daha da rahat ve fütursuz davranıyorlar! Bu anlamda İsrail’le ilişkilerin normalleşmesi adına Adalet ve Kalkınma Partisi’nin siyasi dönüşünün de çok sert ve kalçadan olacağını düşünüyorum! Buna şaşırmam.

Yeter ki bu ‘geri vitese’de bir kutsiyet ve mağduriyet atfetmesinler!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.