TSK’nin Musul Hamlesi ve Sorular

TSK’nin Siirt 3. Komando Tugayı'ndan bir tabur civarında askeri ve 25 tankını, IŞİD kontrolündeki Musul’un 13 kilometre yakınında bulunan Başika kasabasına göndermesi ve sonrasında yaşanılanlar malumunuz… Askerimizin genelde K.Irak’ta, özelde ise Musul civarındaki bu varlığı ve hareketliliği, medya manipülasyonları katkısıyla da kamuoyunda ‘yeni bir şeymiş’ gibi algılandı…

Oysa yaklaşık ‘16 yıldır’ Kuzey Irak'ta konuşlu bulunan ikisi tabur seviyesinde olmak üzere 10 ila 20 arasında askerî unsuru (ağırlıklı olarak da tank ve topçu birlikleri) faaliyet içerisinde... PKK terörüyle mücadele ve sınır güvenliği stratejisiyle bölgede bulunan, Musul ve Kerkük civarında da kaydırılan askeri kapasiteyle etkin olan Türkiye, şimdi de IŞİD terör ve tehdidi gerekçesiyle bölgedeki ‘varlığını’ pekiştiriyor.

Tablo bu… Şimdi sorulması gereken ilk soru şu:

Türkiye bilhassa son üç yılı daha hareketli olmak üzere, 16 yıldır bu bölgede askeri varlığını sürdürdüğü halde, TSK’nin 4 Aralık 2015 Musul hamlesi niçin hamâsî bir havayla “TSK Musul'a girdi” manşetleriyle kamuoyuna servis edildi? Maksat, Musul-Kerkük gibi nazik ve cazip bir konu üzerinden siyasi iktidarın iç politik manevra alanının genişletilmesine yarayan ve ‘bordo klavyelilerin!'’ sahaya inmesiyle de iyice kabartılan masum bir atraktif hamle mi? Yoksa bazılarının sıkça dillendirdiği gibi, dikkatleri çekerek TSK’nin bölgedeki varlığını sorgulatmak mı?

İkinci soru şu:
Hükümetimiz, TSK’nin Başika’da gerçek bulunma sebebine “peşmergeyi eğitiyoruz” şeklinde bir açıklık getirdi… Peki, TSK peşmergeyi Erbil ve Süleymaniye gibi yerler dururken, niçin çevresi IŞİD güçleriyle kuşatılmış Başika’da eğitiyor ve bunun için asker takviyesi yapıyor?

Yoksa orada IŞİD’e karşı eğitilen peşmerge değil de Türkmenler midir? Yıllardır bölgedeki Barzani peşmergeleri ve PKK saldırıları altında inim nim inleyen, toprakları ellerinden alınan, göçe zorlanan, terör ve şiddete maruz bırakılarak sayıları azaltılan bilhassa Musul civarındaki Türkmenler, IŞİD’e karşı kahramanca savaşan masum(!) peşmergelerin yandan çarklısı olarak müstakbel bir taarruza mı hazırlanıyor?

Üçüncü ve şu anda birilerinin zülfü yâresine dokunacak soru da şu:
Buradaki donanımlı Türk askerî varlığı; Konsolosluğumuz IŞİD tarafından baskına uğrayıp personelimiz esir alınırken ne yapıyordu? Türkmeneli’nin her bir parçası başka unsurların hâkimiyeti altındaki bölgelere pay edilirken ve dahi bu istikamette Türkmenler bir yandan IŞİD diğer yandan Peşmerge tarafından katledilirken ve yurtlarından sürülürken, bu civarda konuşlu bu askerî birliklerimiz gökyüzünde uçurtma mı uçuruyordu? Niçin insanî, vicdani ve milli sâiklerden ötürü inisiyatif alıp duruma vaziyed etmedi? Niçin Türk Devleti’nin itibarını ve caydırıcılığını gösterecek hamlelerde bulunmadı?

Gelişmelere bir de bu sorular ve verilecek cevapları ışığında bakmak lazım…

Hülasa,

Tamam, hem Irak’ta hem de Suriye’de ciddi bir siyasi boşluk mevcuttur ve bu boşluk Atlantik ittifakının gözbebeği Barzani ve diğer Kürt unsurların doldurabileceğinden çok daha derindir! Tamam, bu ancak Osmanlı zihniyet arka planına sahip bir irade tarafından doldurulabilir! Her türlü dış müdahaleye açık günümüz Irak’ında ve Suriye’sinde Türkiye ciddi bir atak yapmalıdır; buna da tamam!

Ancak Türkiye bu hamlesini nasıl yapacak? Bu kuşatılmışlık ve güç dengeleri arasında, Batı yanlısı bir politika izlemek zorunda kalan ve yeni küresel güvenlik mimarisinin kendisine dayattığı ‘sıçrama tahtası’ ve ‘ileri karakol’ ülke misyonuna rağmen mi yapacak? Rusya’yla yaşanan uçak düşürme krizinden sonra iyice netleşen, AB’nin ‘tampon ülkesi’ ve ABD -NATO'nun ‘cephe ülkesi’ vizyonuyla mı bölgesinde lider ülke olacak?

Acı ama gerçek şu: Bu topraklar üzerinde 30’a yakın askerî, istihbarî ve lojistik üs elde etmiş olan ABD ve NATO ‘ vesayeti’ altındaki bir Türkiye ‘mühim’ bir ülkedir, lakin Suriye’de ve Irak’ta ‘bağımsız’ bir aktör olarak karar alıp uygulayamaz!

Bu gerçeğe rağmen, “82 Musul, 83 Kerkük, 84 Batum” şeklinde gelecek tasavvurunda bulunanlara ise tatlı rüyalar diliyorum!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.