Hatay’a Dikkat!

Suriye’de süregelen iç savaş uzadıkça ve dengeler her geçen gün ülke olarak aleyhimize işlemeye başladıkça, sınırımızın beri tarafındaki topraklarımızda dış müdahaleye her türlü istihbari operatif hamlelere açık hâle gelmeye başladı. Bu sonuca en fazla muhatap olan ve en ağır bedellerini ödeyen sınır vilayetimiz ise Hatay oldu! Hatay’ı bu denli dış müdahaleye açık getiren en önemli özellik, sadece sınırda yer alan mülteci ve milis sirkülâsyonunun gerçekleştiği il olmasından gelmiyor. Farklı etnisite, dini inanç ve mezheplere sahip kozmopolit sosyal yapısı nedeniyle, her türlü operasyon için elverişli bir bölge olma özelliğine de sahip!

Hatay bu özelliklerine ve farklılıklarına rağmen, ortak bir yaşamın en ideal bir biçimde tesis edilebileceğini uzun yıllar dost düşman herkese göstermiş ve bu tecrübesiyle de dünyaya örnek olmuş bir ilimizdi. Lakin Suriye iç savaşından beri, Hatay’ın bu kozmopolit ama barışçıl özelliğinin hassas dengeleri hızla bozulmaya başlandı. Gezi olayları, 6-11 Ekim Kobani Eylemleri, Reyhanlı patlaması gibi Suriye iç savaşıyla etkileşimli terör eylemleri, artan toplumsal kutuplaşma ve ayrışmalar bu bozulmanın en büyük alametleri oldu.

Malumunuz Rus uçağının düşürülmesi sonrası Suriye-Rusya-İran cephesinin tasallutu artmaya başladı. Sıradan insanları bile politikleştiren; genelde Suriye meselesi, özelde Rus Uçağının düşürülmesi olayı, Hatay’ın kozmopolit yapısını da harekete geçirmeye başladı. Yıllardan beri ajan ve provokatörlerin meydanı boş bulduğu hatta bir laboratuar haline getirdiği Hatay’da, Suriye’de iç savaşa taraf olan çeşitli etnik ve mezhep gruplar eskisinden daha beter kaşınmaya başlandı!

Üstüne üstlük, ülkenin her hangi bir bölgesinde başlatılan ve geniş hacme ulaşan kitlevi nümayiş ve hareketlenmelerin anında karşılık bulabildiği bir vilayetimiz olan Hatay’ın, bireysel silahlanmada ciddi artışlar olan illerin başında gelmesi de gözden kaçırılmaması gerek tehlikedir.

Bayırbucak Türkmenlerinin yaşadığı dram ve mağduriyetten sonra bölge yeniden hareketlenmeye ayrıştırılmaya başlandı. Mesela Bayırbucak Türkmen yaralıların taşındığı ambülânslar, yol üstündeki nusayri nüfusundan oluşan eskiden belde olan ve bugün Harbiye Mahallesi olarak adlandırılan bölgeden geçirilirken taşlanabiliyor…

Bu keskin ayrışmanın en önemli başa bir örneğiyse, Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık ve Uygulama Araştırma Hastanesi’nde yaşandı. Bu hastanede tedavi gören Bayırbucak Türkmenlerine mensup yaralılar ve diğer ÖSO’na mensup yaralılar, Nusayri doktor ve sağlık görevlisi kapasitesi tarafından kasten tedavi edilmediği ve ilgilenilmediği gerekçesiyle geçen hafta başka hastanelere ve çevre illere nakledildi! Bu durum, Hatay’ın ilgili mülki amirleri tarafından Ankara’ya ilgili mercilere de rapor edilmiştir!

Artık sınırdaki Bayırbucak Türkmenleri giden yardım, adeta bir tampon bölge gibi sınırla merkez arasında yer alan Nusayri vatandaşlarımızın yer aldığı Harbiye Mahallesi üzerinden yapılmıyor. İnsani yardımların akamete uğramaması ve herhangi bir provokatif eylemlere zemin bulmaması için, yardımlar ve bölgeye erişim için alternatif güvenli yollar açılmış durumda!

Ülkenin bir bölümünde ayrılıkçı etnisite sorununun yaşandığı ve bunların meskûn mahal savaşı başlattığı bir dönemde, mezhep kaynaklı çatışmaların çıkmasını isteyenlerin gayretlerinin arttığı da ortada! Kafayı mezheplere takmış ve dünyayı sadece mezhepler üzerinden okuyabilen tipleri sevmediğim gibi, mezhep ayrışmasına karşıymış gibi takılıp mezhep taassubu gösterenlerden de nefret ediyorum…

Hatay'ın veya bir başka vilayetimizin huzurunun ve birliğinin bozulmaması için dua edelim. Karanlık oyunlarını bir toplumsal mesele ve bir ayrışma meselesi haline getirmek isteyenlerin fitnelerine Cenabı Allah fırsat vermesin.

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.