‘Suruç Saldırısı’ ve İvedilikle Yapılması Gerekenler

Suriye sınır yönetimi konusu başta olmak üzere, mevcut sığınmacılar ve sınırın ötesindeki potansiyel sığınmacıların her türlü ‘dış müdahaleye’ açık halde olduğunu defalarca yazdık… IŞİD ve benzeri sekter örgütler üzerinden yürütülen ve berrak olmayan stratejilerin ilerleyen zamanlarda Türkiye’yi mağdur edeceği konusunda da âcizane uyarılarımızı yaptık… Nasıl ki, ‘Hatay’da Neler Oluyor?’ başlıklı yazımızdaki vaziyet tespitiyle öngördüğümüz ‘Reyhanlı Katliamı’ gibi, 20 Temmuz 2015’te Suruç’ta yaşanan menfur saldırıyı da maalesef öngördük!

Sürekli takip eden okuyucularım bilir; Hatay-Reyhanlı, Kilis-Öncüpınar ve Urfa-Suruç çevrelerinin patlamaya hazır bomba olduğunu bu bölgelerin tabir caizse kimin elinin kimin cebinde belli olmadığı bir ‘istihbarat laboratuarı’ haline geldiğini, ciddi istihbarî zafiyet içerisinde olduğumuzu, konuyla alakalı yazdığımız yazılarda verdiğimiz ‘bilgi setleri’yle ve yaptığımız yorumlarla belirttik!

Anlayacağınız işler o denli sarpa sardı, o denli kontrolden çıkmaya başladı ki, bu elim olayın vuku’ bulmaması imkânsızdı! Eksik olan tek şey öngörü ve tedbirdi; buda becerilemedi!

Şu günlerde, bilhassa sınır bölgesinde durum çok kötü! Suriyeli sığınmacıların adaptasyonu, yerel hakla etkileşimi, statülerinin kalıcılaştırma veya pekiştirme gibi süreçler son derece kötü yönetilmektedir! Sadece sınırın öte tarafında değil, Türkiye tarafında da toplum demografisi çıkarlarımız maslahatlarımız aksine değişmeye devam etmektedir! Bölgede bulaşıcı hastalıkların yayılmasının yanında; hırsızlık, gasp, fuhuş, kaçakçılık, insan tâcirliği başta olmak üzere suç oranları hayli artmış durumdadır. “Aman AVM’lerde gezmeyelim, aman kalabalık mekânlarda bulunmayalım, bugün şurada patlama olacakmış dikkatli olalım” dedikoduları ve paranoyaları ülke geneline yayılmış ve huzuru bozmuş durumdadır!

Evelemenin-gevelemenin, bahane üretmenin, gaz almanın bir anlamı yok! Acilen bu kötü duruma vaziyet edilmelidir. Bunun İçin:

1-) Başta “fırsat değerlendirmeleri” kapsamında ele alınıp, büyük bir basiretsizlik ve beceriksizlikle yönetildikten sonra “tehdit değerlendirmeleri” kapsamında ele alınmak zorunda kalınan Çözüm Süreci’ne dair tezler; hem askerî hem de siyasi “politbüro” tarafından kesin bir dille reddedilmelidir!

2-) Yıllardır Öcalan’la yapılan müzakereler istikametinde Doğu-Güneydoğu bölgemizden kademeli olarak el-ayak çektirilen Kara Kuvvetleri tekrar kararlı bir şekilde devreye girmelidir.

3-) Gerek sınır yönetiminde gerekse sınırın ötesinde, elleri yüzlere bulaştırılan ‘Operatif Devlet Modu’ stratejileri mucibince YPG ve IŞİD gibi ‘devlet altı örgütlenmeler’ üzerinden gayri nizami yürütülen projeler askıya alınmalıdır. İnisiyatif alamayan Valilerin geniş yetkileri tekrar gözden geçirilmelidir.

4-) MİT bürokrasisi başta olmak üzere, güvenlik işleriyle iştigal eden diğer bürokratik kapasite, siyaseti formatlamaya harcadığı enerjiyi, ‘madem Kobane'yi bize yâr etmeyecekler bari iç savaş çıkartalım da TC de rahat edemesin.’ diyen Çözüm Süreci’nde şımartılan ve ‘meskûn mahal savaşı’ hazırlığı yapan eşkıya takımı ve sekter radikal örgütlerle mücadeleye harcamalıdır!

5-) Madem Suriye’nin kuzeyinde bir ‘tampon bölge’ kurulamadı, o halde ‘sınırın ülkemiz tarafında’ bir tampon bölge kurulmalıdır! Gerek mültecilerin karşılaştığı sorunlar, gerek mültecilerin neden olduğu sorunlar, gerekse mültecilerin yerel halkla ilişkilerindeki sorunlar nedeniyle ortaya çıkan tehdit, tehlike ve riskler burada karşılanarak bertaraf edilmelidir!

Hülasa,

Başımızda bir PKK belası vardı, şimdi yetmezmiş gibi, daha dün ülkeyi yönetenlerin ‘reaksiyoner bir hareket’  şeklinde nitelediği IŞİD ve diğer sekter radikal örgütlerde başımıza bela oldu! Ne diyelim? Emeği geçenleri Allah bildiği gibi yapsın!

Bilhassa 2007’den beri yürütülen yanlış politikalar sonucu o kadar çok düşman üretildi ki, gelinen aşamada maruz kaldığımız tedhiş ve şiddetin failleri bile belli değil!

Ülke içinde savaş..! Sınırda savaş..! Sınır ötesinde savaş..!

Vizyonunuzu sevsinler sizin!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.