“Kandil’i İkna Edin, Silah Bıraksınlar” Komedisi!

Çözüm Süreci’nin olmazsa olmaz şartı, PKK’nın silah bırakması ve sınır dışına çıkarılmasıydı… PKK bu şarta hiç uymadı. Silahını bırakma şartına uymadığı halde PKK ile müzakerelere devam edilmesi, fiili olarak PKK’yı legalleştirmenin yanında, bölge halkını PKK’nın baskı ve insafına bütünüyle açık hale getirdi. Devlet PKK terör örgütü ile sivil Kürt vatandaşlarının ayrımını yapabilecek yeteneklerini ‘iyice’ yitirmiş duruma geldi! Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde şehir ve varoşlarda bürokratik ve sosyal kontrol yitirilmiş, PKK’yı tasvip etmeyen ve sırtını devlete dayan Kürt kardeşlerimizin devlete olan güvenleri ise dibe vurdu! Bu gelinen aşamanın siyasi karşılığını 7 Haziran Seçimlerinde hep beraber gördük! Adalet ve Kalkınma Partisi bu gelinen aşamanın kabahat ve gerekçelerini başka mecralarda arasa da asıl kabahatli kendisidir.

Onca acı tecrübeye rağmen bugün hâlâ görüyoruz ki; ‘Öcalan barış için kilittir’ ve ‘PKK hareketi terörizm olarak değil Kürt isyanı olarak görülmelidir’ tezlerinin üzerine bina edilen “proje”, süreci yönetenler ve bu sahte barış düşkünleri indinde geçerliliğini koruyor! En azından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim öncesi Çözüm Süreci’ne yönelik tavrını değiştirene kadar uykuya dalmış durumdalar!

Neticede PKK silah bırakmadı. Üstüne üstlük terör örgütü müzakere sürecinin ana şartı olan silahı bırakma ve sınır dışına çekilme taahhütlerine uymadığı gibi sürekli ön şartlar sıralıyor! Dün, bölgede TSK ve korucular silah bırakmadığı takdirde bu şarta uymayacağını ısrarla deklare ediyordu, bugünlerde de silah bırakma şartı olarak Öcalan’ın serbest bırakılmasını şart koşuyorlar!

Çözüm Süreci’nden sorumlu Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve süreçle ilişkili bürokratik unsurlar, Öcalan’ın Kandil’e silah bıraktıracağına dair güven ve ümitleri, Öcalan’ın tek parametre olmadığı ortaya çıkmaya başlayana kadar sürdü… Diğer dengeler MİT-Öcalan Müzakere Süreci’nde Öcalan’ı tasfiye edip örgütün eli silahlı ve çevre coğrafyayla etkileşimli asli unsurlarını sahneye çıkardılar! Akdoğan’ın ‘Öcalan’ı devre dışı bırakmaya çalışıyorlar’ sözü acziyetten öte direk bu durumla alakalıdır! Şimdi Kandil “PKK sanki bir tek Öcalan’ın Özgürlüğü için mücadele veriyor..! PKK silah bırakacak, PKK Kongresini yapıp silah bırakma kararı alacak biçimindeki yaklaşımlar demagojidir, aldatmak ve sorunu çarpıtmaktır. PKK 40 sene boyunca neyin mücadelesini verdiyse elde edene kadar mücadelesine devam edecek!” mesajını vererek, sürecin bundan sonrası için tek muhatap olduğunun startını verdi!

Hülasa

Yalçın Akdoğan ‘%13 oy almış HDP, Kandil’i ikna etsin silahı bıraksınlar’ diyor. Ne hallere düştük! Bu ülkenin mukadderatına ve egemenlik haklarına ağır darbeler vurmuş bir terör örgütüne karşı ülkeyi yönetenlerden sorumluluklarının gereğini yapmasını beklerken; Çözüm Süreci’nin yürüten siyasi ve bürokratik kapasite de, asli ve öncelikli sorumluluğun îfâsını kamu düzenini ihlal eden İmralı ve Kandil’den beklemektedir!

PKK niye silahı bıraksın ki? Evvela, HDP’nin %13 oy almasının en önemli nedeni, kendisinin de süreç yürütücüsü olarak içerisinde olduğu MİT-Öcalan Müzakere Süreci’dir! Sonra; cirosunu, imkân ve kabiliyetlerini her sene beşe katlayan şirket misali, niçin bu kârlılık sürecini akamete uğratacak bir avantajını elden çıkarsın? HDP, PKK’ya neden silah bıraktırsın? Diplomaside sözünün geçiyor olması için silahlı gücünün olması gerekir. Adamların nihai hedefi özerklik elde etmekken bunu elde etmeden geleceklerini neden sizin lütfunuza bıraksınlar?

Hem bu eşkıya hâlihazırda hem Irak’ta hem de Suriye’de fiili olarak savaşıyor. PKK'nın elinde artık hep silah olacak, fakat bu silah kime doğrultulacak mesele bu! Suriye ve Irak'ta en şaşalı, ülkemizin Doğu-G.Doğu’sunda en rahat ve en güçlü günlerini geçiren PKK, silahını Türkiye’ye doğrultmaya devam edecek!

“Çözüm Süreci” adı verilen “MİT-Öcalan Müzakere Süreci” maalesef Türkiye Devleti’ni ‘camdan ev’ haline getirdi! Bu nedenle ‘bu süreçte’ PKK’ya dolayısıyla arkasındaki küresel güçlere taş atamıyor! Kimse merak etmesin! Şu ortalık bir toparlansın, 7 Haziran öncesi ve sonrası eli kanlı dedikleri teröristbaşının Kandil’in önüne geçirilmesi için çabalar artacak! Hatta bunun için müstakil bir ekip gönderilerek yeni bir süreç başlanacak! Sonra “biz göndermedik, MİT kafasına göre iş yapmış” denilecek! Sonrası malum..!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.