Mübariz İbrahimov

Kahraman, bir yanıyla herkesin üstesinden gelemeyeceği olağanüstü işleri başaran kişidir; bir yanıyla da bir miktar hamaset sembolüdür. İstenildiğinde olunabilecek bir şey olmadığı için, gerçeklerinden çok sahtesi vardır! Gerçek kahramanların çoğu ise ‘adsız’ ve ‘gizlidir’... Aşikâr kahramanlar ise “örnek” insanlardır. Onun için Allah onların şan ve şereflerini ilelebet ‘ibret’ olsun diye bâki kılmıştır.

Bu hususiyetlere sahip “mühim” insanlardan biriside Mübariz İbrahimov’dur. İki gün önce şehadetinin yıldönümü olan Azerbaycan ordusunda görevli igid/yiğit bir Türk askeri… Bilgi ile insan arasındaki engellerin en aza indiği iletişim çağının içinde, yani, yakın bir tarihte hayat sürdüğü için, hakkında rivayetlerden öte görsel bilgi ve belgelere de vakıfız…

Hayatını incelediğinizde, sahip olduğu; iman, cesaret, idealizm, vatanperverlik ve ihtiras gerçekten sizi etkiliyor. Bırakın şehadet sürecinde yaşadıklarını, ana ve babasına yazdığı kısa ama tesirli veda mektubunda dahi bu özelliklerin alametlerini görürsünüz: “Canım, babam ve annem. Beni özlemeyin. İnşallah, cennette görüşeceğiz. Benim için bol bol dua edin. Vatanın zor günlerin yüreğim dayanmıyor. Allah’ın hatrına bunu yapmalıyım. En azından yüreğim ferahlar. Şehit oluncaya kadar bu şerefsizlerin üzerine gideceğim. Şehit olursam, ağlamayın. Aksine o mertebeye yükseldim diye sevinin. Allah' a ibadetlerinizi sürekli edin. Çok sadaka verin. Seyyid torunu olarak bunu yapmalıyım. Allah büyüktür. Oğlunuz Mübariz. Hakkınızı helal edin

Mübariz 7 Şubat 1988 doğumludur. 2005 yılında Azerbaycan İçişleri Bakanlığı’na bağlı Özel Kuvvetler Bölüğünde, askerlik hizmetini yaparak 2007 yılında terhis olmuştur. 2 yıl sivil hayatında çalıştıktan sonra, 2009 yılı Ağustos ayında Uzman Çavuş olarak Ordu’ya katılmıştır. Kendi isteği ile Azerbaycan Karabağ cephesindeki sınır birliğine atanmıştır…

İşte bu yiğit, “Yürü hâlâ ne diye oyunda oynaştasın?” diyen Şair’in tavsîf ettiği veçhiyle, başta nefsi olmak üzere her şeyi bir kenara bırakır. 19 Haziran 2010 tarihinde gece saat 23.30 civarında yukarıdaki mektubu ardında bırakarak 1 km mayın döşeli sınırı aşarak, Ermenistan Silahlı Kuvvetleri’nin bulunduğu karakola baskın düzenler. Bir cephaneliği havaya uçurur ve 45 Ermeni asker ve subayını öldürür. Ermeni destek kuvvetleri ile 5 saat, Ermeni silah ve mühimmatını kullanarak çarpışır… Mübariz sabaha karşı şehit olur.

Bu bozgun sonrası yaşadıkları hezimetten dolayı tüm komuta kademesini değiştiren Ermenistan, şehit Mübariz’in cenazesini Azerbaycan’a iki ay teslim etmemiştir. Teslim ettiklerinde ise yaşadıkları nasıl bir korkuysa; şehit Mübariz’in ellerini bağlamışlar ve elleri bağlı cesedi üzerinde yaptığı hakaretleri de Rus internet sayfalarında yayınlamışlardır. Daha sonra Azerbaycan devleti Turan coğrafyasının bu yiğidini “milli kahraman” ilan etmiştir.

Hülasa,

Hani, Nihal Atsız’ın “Kahramanlık saldırıp bir daha dönmemektir” mısraına sahip bir şiiri vardır ya; Mübariz’in kahramanlık yönünü belki en güzel o şiir tarif etmiştir… Evet! Kahraman, bu şekilde belirlediği hedefine kilitlenen istikamet sahibi adamıdır. Fakat daha da fazlasıdır. Tıpkı merhum Durmuş Hocaoğlu üstadımızın dediği gibi: “Kahraman, asıl olarak, eylemleri tarihin akışıyla ahenk içinde olan demir iradeli bir eylem adamıdır. Milletine adeta, ruhsuz bir bedene üflenmiş ilâhî bir nefes gibi tesir eden, neyin hangi demde yapılması gerektiğini kavrayarak “ya şimdi, ya hiçbir zaman” şiarıyla tam vaktinde harekete geçen, kendisini bütün ruhuyla bunlara adayarak, o istikamette sây ü gayrette bulunandır…

Yâre nişandır tenine erlerin / Mevt ise son rütbesidir askerin / Altı da bir üstü de birdir yerin / Arş yiğitler vatan imdâdına” çağrısına uyan ve gereğini yapan Mübariz’e ve tüm kahramanlara selam olsun!

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.