'Yavru Vatan' Gerilimi!

KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleşti. İlk turda adayların hiç birinin yüzde 50’nin üzerinde oy alamaması üzerine geçilen ikinci tur seçimleri sonunda en yüksek oyu alan eski Lefkoşa Belediye Başkanı ve eski bir Milletvekili ve Bakan olan Mustafa Akıncı KKTC’nin dördüncü Cumhurbaşkanı oldu.

7 Haziran Genel Seçimi’ne kilitlenen Türkiye kamuoyu, KKTC’de ki seçimle pek ilgilenmedi. Ne zamanki Akıncı’nın seçim sonrası verdiği "Artık yıllarca istismar edilen ana Vatan - yavru vatan edebiyatını bir kenara bırakıp kardeşler ilişkisini kurmak gerekir" şeklindeki Türkiye-KKTC ilişkilerine ve tarihsel bağlarına yakışmayacak beyanı üzerine Türkiye kamuoyu 'Kıbrıs’ta neler oluyor?' demeye başladı.

Gerçi her şeyden önce uluslararası çapta arzu etmediğimiz şekilde anlaşılan bu tip mesajlar ilk kez verilmiyor… Rauf Denktaş’ın vefatından beri, hemen hemen her seçim öncesi Türkiye’yi devre dışı bırakmak isteyen çıkışlar ve gerilimler yaşanıyor.

Hatırlarsanız seçimlerden hemen önce BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Espen Barth Eide, KKTC’ne gelmişti. Bununla alakalı yirmi gün önce bir yazı yazmış, önemli bir seçim öncesi müzakereleri yönetecek bir temsilcinin Kıbrıs’a gelmesinin diplomatik teamüllere aykırı olduğunu vurgulamış hatta bu seçim Rum kesiminde olsaydı kesinlikle bu ziyaret gerçekleşmezdi tespitinde bulunmuştum… Seçim arefesinde gerçekleşen BM Kıbrıs Özel Temsilcisi’nin bu ziyareti sonrasında "yeni dönemde Derviş Eroğlu dışında bir adayı seçmelisiniz ki Kıbrıs sorununa kalıcı bir çözüm bulunabilsin" mesajının hızlı bir şekilde propagandaya dönüşmeye başlanması hayli manidar bulundu Derviş Eroğlu destekçileri arasında… Gerçektende BM temsilcisinin Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nu beş yıllık geçmiş dönemde anlaşma için yapıcı olmadığına dair beyanları mevcuttur.

Bu seçimler öncesi propagandalarda öne çıkan en mühim konu Mayıs ayında başlanacak olan müzakere süreciydi... Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının hakları ve Kıbrıs da egemen bir halk olduğunu ve Rum halkı ile eşit siyasi paylaşması gerektiğini dillendirdi. Rumların Kıbrıs sorununa çözüm bulma şartı olan adanın kuzeyinde “Türkiye’nin sözde işgaline son verilmesi” düşüncesine direnen biri olarak, kendisine içeride cephe alanların bilerek veya bilmeyerek Rum tezlerinin taşeronluğunu yaptıklarını ima eden beyanlarda bulundu...

Türkiye'yi, Kıbrıs Türklerinin Avrupa'ya girişini engelleyen işgalciler olarak gören Mehmet Ali Talat kadar radikal olmasa da “Ben Türkiye ile ne çatışmacı bir üslup geliştiririm ne de teslimiyetçi bir üslubum olur” diyen ve Çipras vâri havalara giren Mustafa Akıncı ise mevcut siyasi düzeni değiştireceğine yönelik vaatlerde bulundu… Bununla bağlantılı olarak, müzakere süreciyle alakalı olarak da, “Türkiye vesayetini zorlayacağını, masabaşında Kıbrıslı Rumların hassasiyetlerine saygı duyacağını, Türkiye’yi de ikna ederek Maraş’ı görüşme masasına taşıyacağı, taşırken yanında Mağusa Limanı ve Ercan’ı da masaya koyacağını açıkladı!

Hülasa

KKTC’li halkın ekserisinin Türkiye konusundaki fikri ne yazık ki, Mustafa Akıncı’nın ‘çatışma’ unsuruna dönüştürülmeye müsait bir üslup ile dile getirdikleri gibidir… Lakin Güneyde Kıbrıs’ın tümüne egemen olmak ve Türk halkını şöyle veya böyle ortadan kaldırmak isteyen zihniyetin varlığını hafife alarak “biz Avrupalıyız, Avrupa Birliği vatandaşıyız bize ‘yavru’ demeyin” şeklinde boş beleş hezeyanları dışa vurarak ne rüşd ispatlanır, ne de bedel ödenmiş olunur!

Tamam, KKTC halkının kendi ayaklarının üstünde durması ve diğer devletler tarafından tanınması noktasında ciddi hatalarımız ve eksiklerimiz oldu ama herkes haddini bilmelidir! Bugün "yavru vatan" lafına gocunup atar yapanlar şunu iyi bilmelidir ki; Kıbrıs Türkiye’nin en önde gelen bekâ faktörüdür! Kıbrıs, üzerinde bir tek Kıbrıslı Türk yaşamasa da Türkiye için hayati bir kara parçasıdır! Türkler tarafından son 200 yılda geri kazanılan tek toprak parçası olan Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti, “Türklerin” psikolojik kırılma noktasıdır!

Bizim açımızdan Kıbrıs Sorunu 1974'te kısmen 1983’te ise büyük ölçüde çözülmüştür!

 

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.