'İyi Polis-Kötü Polis' Oyunu!

Geçmişte defalarca “Kürt Sorunu”nu tanımakla kalmayan, daha da ileri giderek İngiltere sömürgesi altındaki ‘İrlanda Sorunu'na benzeten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, geçtiğimiz günlerde “Kürt Sorunu” kavramını red ettiği yeni beyanı, üzerinde siyasi ve felsefi derinlikte düşünmeyi ve çözümlemeler yapmayı hak etmiyor! ‘Yaman çelişki’ diye nitelendirilen bu yeni durum, bence ustaca sahnelenen “İyi Polis/Kötü Polis” oyunundan başka bir şey değil!

Malumunuz, “İyi Polis/Kötü Polis Uygulaması” sadece kriminal alanda değil, politikada da sıkça kullanılan bir ‘kamuoyu algısı yönetme taktiği’dir. Ayrıca “Kurbağa haşlaması” stratejisinin de olmazsa olmazıdır! “İyi Polis-Kötü Polis” rollerini üstlenen her iki tarafa da kazanç sağlayan bu “kontrollü” yöntem, siyasi iktidar tarafından, bilhassa Bülent Arınç ve Tayyip Erdoğan arasında sıkça ve başarıyla kullanılır! Halkın defalarca seyretmesene rağmen usanmadığı bu oyun, eldivenden merdivene politik her konuda sahnelense de, en iyi performans şu anda gösterimde olan ‘Çözüm Süreci’ oyununda sergileniyor!

Terör örgütü ile yürütülen “Çözüm Süreci’ oyununda sıkça tekrarlanan “İyi Polis-Kötü Polis” sahnelerinden ortaya bir karışık yaparak meramımı daha iyi anlatayım:

Bülent Arınç:Kürt meselesi veya Kürt Kimliği, üç sene önce, yirmi sene önce, otuz sene önce ortaya çıkmış değildir. Kürtlerin varlığı en aza bin seneden beri bir gerçektir. Bunu inkâr edemezsiniz… O kimliğin bütün kültürel haklarını, Anayasal haklarını vereceğiz, tanıyacağız…

Tayyip Erdoğan: “Hâlâ varsa yoksa Kürt sorunu. Kardeşim ne Kürt sorunu ya, neyin eksik senin..?

*

Diyarbakır eski Emniyet Müdürü Recep Güven: “Dağda ölen teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz!

Bülent Arınç:Konuşmanın içeriğine bakınca takdirle karşılıyorum. Türkiye’nin ağlayanlara ihtiyacı var!

Tayyip Erdoğan: “Elinde silah olan, kan döken, can alan, tehdidi ve tedhişi yöntem olarak benimseyen kimseye en küçük müsamahamız yoktur, olamaz. Eline silah alıp masum insanları katleden teröristlere karşı 'iyi çocuklardı' açıklaması yapanlara, katilleri masum, terörü mazur göstermeye çalışan hiçbir anlayışa prim vermedik, veremeyiz. Onlarla da el ele olamayız. Biz evlatlarımızı katleden ve bu mücadeleler esnasında ölen terörist için de ağlamadık, ağlamayız…

Bülent Arınç:Sayın Başbakanımızın, bu cümleye yönelik eleştirileri doğrudur, haklıdır!

**

Tayyip Erdoğan: “Şimdi çıkacak birisi garnizonun duvarlarını aşacak, Türk bayrağını indirecek, o görevliler de seyredecek. Neymiş? Çözüm sürecini sekteye uğratmayalım. Ne demek ya? O bayrağı indireni, neyse alacaksın indireceksin gereğini de yapacaksın. Yapmıyorsan da sorumlusun!

Bülent Arınç:Bayrak direğine çıkmaya çalışıp da o bayrağı oradan yere indirmeye cüret eden insana herhalde cezası o anda verilebilirdi, Biraz daha sabırlı olacağız! Hükümetin siyasi iradesine bağlı kalacağız. Süreci baltalamaya çalışanlar amaçlarına ulaşamayacaklar!

*

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan: “Öcalan’ın cezaevi şartları süreç ilerledikçe daha da iyileşir.”

İçişleri Bakanı Efkan Ala: “Sorunun tamamen çözümüne katkıda bulunacaksa o adımı atarız!”

Tayyip Erdoğan: “Bundan daha ilerisi olmaz! Kendisine villa verecek değiliz ya. Şu anda orada iki odası ve televizyonu var. Bunları bizim iktidarımız verdi.”

**

Bülent Arınç: “Sayın Önder’in ve Buldan’ın da sekretarya konusunda adeta kendilerini görevlendirilmiş kabul ettiklerini anlıyoruz. Ama böyle bir şey yok!

Basın:Bingöl'de sivil ve silahsız 33 askerimizi şehit eden teröristlerin grup sorumlusu Ömer H.Konar ve 1991'de bir mağazayı kundaklayıp 12 vatandaşı katleden Çetin Arkaş ile N. Kuran ve V.Aktaş, Öcalan için Çözüm Süreci’nde sekretarya görevi yapmak için İmralı’ya nakledildiler!”

Hülasa

Gerek yaklaşan Nevruz, gerekse 7 Haziran Genel Seçimi atlatılması gereken ciddi eşikler… “Erdoğan sonrası motivasyonu dağılan” seçmen handikabını ortadan kaldırmak adına, bulunduğu konumun sınırlayıcı yasa ve teamüllerine aldırmadan Ak Parti’nin en güçlü propaganda gücü olmaya devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın; 7 Haziran’a yaklaştıkça “Kürt Sorunu” reddiyesi misali ‘daha fazla’ milliyetçi söylemlere başvurduğuna hep beraber şahit olacağız!

Bunun yanında, “İyi Polis/Kötü Polis” oyununun yukarıdaki örneklerinden daha güzel sahnelenecek olanlarını da bu kısa süre içerisinde milletçe izleyeceğiz!


 

0
0
0
s2smodern

TÜM ARŞİV

Değerli Ziyaretçi

18.02.2017

Yandaki TÜM ARŞİV Modulünden Eski Tarihli Yazılarımı Okuyabilirsiniz.