Abudik Gubidik İşler!

Başbakan Binali Yıldırım, 16 Nisan referandumu propaganda etkinlikleri amacıyla Sinop’ta düzenledikleri mitingde, mevcut parlamenter sisteme çakmak ve referandumda oylanacak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini övmek adına ilginç bir argüman ileri sürdü: “…abudik gubidik işler oluyor, hiç aklınıza gelmeyenler başbakan oluyor!

 

Bu haberi ve videosunu izledikten sonra aklıma gelen ilk yorumum “18 maddelik anayasa değişiklik paketini halkın önünde savunamayıp, paketi halka anlatamayınca, EVET oyu almak uğruna insan ne yapacağını ne diyeceğini şaşırıyor haliyle!” oldu.

İkinci yorumum ise, “ Onca ‘düşük profil’ tavsiyeli ve tartışmalı bir dönemde Sayın Erdoğan’ın Binali Beyi neden tercih ettiği/atadığı şimdi anlaşılıyor; demek ki Erdoğan sistemin abudik gubidik noktalarını yüce halkımıza ispat etmek istemiş!” oldu

Bence asıl abudik gubidik işler şimdi oluyor!

Geçtiğimiz günlerde Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere siyasi iktidarın bir çok üst düzey yöneticisi “HAYIR diyenler; 15 Temmuz’un, FETÖ’nün ve PKK’nın yanında yer alanlardır” dedi… Yani ‘sorumluluk’ mevkiinde oturan büyüklerimiz ülkeyi yönetenler halkın yarısından fazlasının darbeci ve terörist olduğunu iddia ediyor! Demek ki; ordunun içine sızmış çeteler mi darbeci yoksa müstakbel referandumda HAYIR diyenler mi darbeci hâlâ karar veremiyorlar bir türlü?.

Gerçi ‘yerini bilenleri’ bağlamıyor bu itham ve düşünceler ama sözüm önüne her konanını yiyenlere ve sorgulamayanlara…

Şimdi Sayın Başbakan diyor ya 'sen bakan seçmiyorsun, hükümet seçmiyorsun, kimin bakan, başbakan olacağı belli değil' diye? İyi Sayın başbakanım vatandaş bu ‘bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa’ dedirten bu seçim sistemi içinde bile en azından parti seçiyor… Hükümetin meclis içinden çıkmasını bekliyoruz ve sağlıyor… Peki, savunduğunuz ama halka demagoji, itham ve hamasetten fırsat bulup da anlatmadığınız belki anlatamadığınız müstakbel sistemde ne olacak?

Biz yalnızca bir kişiyi seçeceğiz, bu bir kişi başbakandan yetkili cumhurbaşkanı yardımcısını da, tüm bakanlar kurulunu da isterse kimsenin tanımadığı bilmediği, isterse kendiliğinden asla bakan olamayacak kişilerden seçebilecek. İsterse ailesinden birini başbakandan yetkili konuma getirebilecek, isterse Nihat Doğan mesabesinde birini kimseye danışmadan Kültür Bakanı yapabilecek. Daha önemlisi, bunu onaylayacak yetkili birim ve güvenoyu düzeneği olmadığı için, biri de çıkıp kardeşim bu nedir ya?' diyemeyecek.

Hülasa

"...milletimizin başına gelen bütün felaketler kendi talih ve geleceklerini başka birisinin eline terk etmesinden kaynaklanmıştır" Atatürk

0
0
0
s2smodern